15 Ocak 2017 Pazar

Nohut Kahvesi

Nohut Kahvesi ikinci dünya savaşında ülkemizde oldukça yaygındı.
Ülkemizin savaşa girme ihtimaline karşılık yurt dışından hayati olmayan hiçbir malzeme getirilemiyormuş.
Bundan dolayı kahveden mahrum kalmamak için nohut kahvesi geliştirilmiş.
O zamanlar şekerde olmadığı için yanında kuru üzüm tüketilirmiş; siz de bu kuru üzümle deneyebilirsiniz.
Biga'da Işıkeli köyü vardır.
Köyde bu kahveyi yapan 2 tane kahvehanemiz var.
Kafeinden kaçıyorsanız bu kahveyi tüketebilirsiniz.
Sadece cezvede olur, elektrikli kahve makinelerinde pişirilmez.

Işıkeli köyünde Emin Kosa, 50 yıldır köyde kahvecilik yaptığını belirterek, "Kahvehanemde nohut kahvesi ilgi görüyor. Bu meslek dededen toruna kadar uzanıyor. Babamdan mesleği ben devraldım. Babam köy kurulduğundan beri nohut kahvesini yapıyordu. 9 yaşındayken babama yardım ederken nohut kahvesini yapmayı öğrendim. Biga dışından dahi köye gelip bu kahveden içmek isteyenler var. Bir fincan nohut kahvesini 75kuruşa satıyorum. Günde 20-30 tane nohut kahvesi içiliyor. 10 kilo nohudu ilk önce haşlıyorum sonra özel dolabında kavuruyorum ve değirmeninde dövüp Türk Kahvesi gibi kaynatıyorum" dedi.
Ünlü doğal güzellik uzmanı Şems Aslan, bayanların kilo verebilmesi için çeşitli bilgilerle tarifler vermeye devam ediyor. Son zamanlarda paylaştığı tarifler arasında yer alan kilo verdiren kahve tarifi, oldukça büyük bir ilgi çekti. Standart kahvelerden çok farklı bir içeriğe sahip olan bu kahve tarifi ile fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için öncelikle şişkinlik ve ödemi atmanız gerekiyor. Şişkinlik ve ödemi vücudunuzdan attıktan sonra zayıflamaya elverişli hale geleceksiniz. Ödem sonrasında yaptığınız zayıflama uygulamalarıyla rahatlıkla yağ eritebilirsiniz. Vücuttaki ödemi atmak ve akabinde yağları eritmek için doğal kürlere ihtiyacınız vardır. Bu kürler yardımıyla fazla kilolarınızdan sağlıklı biçimde kurtulabilirsiniz. Kilo vermek isteyen bayanlar için paylaştığımız çeşitli kür tariflerinden nohutlu kahvenin tarifini bu makalemizde paylaştık. Şems Aslan’ın tarifi olan nohutlu kahve veya nohutlu içecek ile vücudunuzdaki rahatsız edici kilolardan 1 haftada kurtulabileceksiniz. Bu kürü uygularken yediğiniz içtiğiniz her şeyin sağlıklı ve kilo aldırmayan besin türlerinden olmasına dikkat etmelisiniz.

Nohut Kahvesi için Gerekli olan Malzemeler

1 avuç nohut
2 su bardağı sıcak su
Kilo Verdiren Kahvenin Hazırlanışı

Kilo vermek için ihtiyacınız olan bu karışımı tüketeceğiniz günün öncesinde akşam hazırlamanız gerekiyor. Karışımı hazırlamak için öncelikle ağzı sıkı biçimde kapatılabilecek kapaklı bir kavanoz bulmalısınız. Bu kavanoz içine nohutu ve üzerine sıcak suyu ekleyip çok sıkıca kapatın. Gece boyunca hiç açmayın, hava almaması gerekiyor.

Ertesi sabah kavanoz içindeki su ihtiyacınız olan nohut kahvesine dönüşmüş olacaktır. Bu içeceği her sabah aç karnına tüketin. 20-25 dakika sonra da sağlıklı besinlerle hazırladığınız kahvaltınızı yapın. 7 gün boyunca hiç ara vermeden bu kürü uygulamaya devam ederseniz, faydalarını kolayca görebilirsiniz.
Nohut kahvesi özellilke 2. dünya savaşı sıralarında ülkemizde oldukça yaygındı. Malum Türkiye'nin savaşa girebilme olzasılığına karşılık yurt dışından hayati olmayan hiçbir malzeme getirilmiyordu. Bu sebeple Türk halkı'da kahveden uzak kalmamak adına kendileri geliştirmişler Nohut Kahvesini.

Yapılışı: Öncelikle Nohutlar haşlanır, daha sonra kurutulur. Kurumuş olan nohutlar kahve gibi kavrulur. Daha sonra ise harmada çekilerek aynı bildiğimiz kahve gibi pişirilir.

Ha söylemeden geçmeyim o zamanlar şekerde sıkıntılı olduğu için kuru üzüm kullanırlarmış olurda nohut kahvesi içerseniz şekerle değil kuru üzümle için... Bence daha tarihi bir hava katar kahveye.
Acaba bu kavurma işini leblebicilerden istesek yaparlar mı?
Nohut kahvesinin nasil yapildigini uzun zamandir merak ediyordum. bilgilendirme icin tesekkur ederim. deneyecegim muhakkak.
yaliz bir nokta var haslanip kurutulan nohutlari ne kadar kavurmamiz gerekiyor yardimci olursaniz sevinirim...
Tarifi yazdığım halde henüz bende denemedim  fakat sanırım içinde hiç nem kalmayacağı şekilde,renginin iyice koyulaştığı bir kıvamda olması gerekir diye düşünüyorum.neyseki nohut şu an bol ve kahveye nazaran çok ucuz,deneme yanılma çok şey kaybettirmez sanırım bu arada bu tarifi bir sayfadan kopyala yapıştır yaptım tarif sahibi ben değilim,ayrıca kendisine teşekkür ederim...
malum 2 ci dunya savasi yok kahvede yemenden gelmiyor artik takilin keyfinize gore
Nohut kahvesi ilginç olabilir, hazır bolluk içindeyken deneyelim ki darlığa düştüğümüzde B planımız olsun
Değerlerimize sahip çıkmak açısından güzel bir konu. Bir Çorumlu olarak ben de merak ettim tadı nasıl olur acaba ? Deneyen arkadaşımız var mı ?
Nohut Kahvesi Nedir?
İkinci Dünya Savaşı’nın ülkemiz için yarattığı yıkımlardan birisi ekonomik sıkıntıydı. Bu nedenle pek çok ürünün ithalatı ise yasaktı. O nedenle kahve, ithalatı yasak olan ürünlerden biriydi. Bu koşullarda Anadolu insanının kahveye alternatif olarak geliştirdiği bir kahvedir, Nohut kahvesi. Daha sonraları 1970’li yıllarda yaşanan ekonomik bunalımda da bu kahve tercih sebebi olmuştur.  Ayrıca; bazı dönemlerde ise kahve pahalı olduğu için normal kahve ile bir miktar nohut kahvesi karıştırılarak, kahve çoğaltma işlemi yapılırmış.

Nohut Kahvesi Nasıl Yapılır?
Nohutlar önce haşlanır, haşlandıktan sonra kurutulur. Kuruyan nohutlar ise tıpkı kahve gibi kavrulur, kavrulma işleminden sonra çekilir. Nohut Kahvesinin demlenişi ise normal kahve ile aynı. Ancak eski zamanlarda nohut kahvesi şekersiz olarak pişirilir, yanında ise lokum veya kuru üzümle yenirmiş.



Günümüzde, bu kahvenin üretimi yok denecek kadar az nedeni ise tanıtımının hiç olamaması. Oysa, kafein sevmeyenlerin veya kafeine karşı duyarlılığı olan insanların tüketebilecekleri alternatif bir kahve. Tadı ise normal kahve ile hemen hemen aynı. Bugün, Çanakkale’nin Biga ilçesinde nohut kahvesini üreten ve müşterilerine sunan bir kahvehane mevcut.  Kaynaklara göre, Emin Kosa’nın işlettiği bu kahve de 50 yıldır kahvecilik yapılıyor ve nohut kahvesi yapımı ise baba mirası olarak oğluna geçiyor.

Üretimi hala geleneksel olarak yapılıyor. Emin Kosa, öncelikle nohutları kavuruyor ve ardından öğüterek bir nevi kavrulmuş un elde ediyor. Pişirme yöntemi de şöyle; bir cezveye bir kaşık kahve, su, karbonat ve şeker atıyor.

Umarız; kültür miraslarımız haline gelen bu güzel değerimiz unutulmaz ve girişimciler tarafından değerlendirilir.
Bundan dolayı kahveden mahrum kalmamak için nohut kahvesi geliştirilmiş.
O zamanlar şekerde olmadığı için yanında kuru üzüm tüketilirmiş; siz de bu kuru üzümle deneyebilirsiniz.
Biga'da Işıkeli köyü vardır.
Köyde bu kahveyi yapan 2 tane kahvehanemiz var.
Kafeinden kaçıyorsanız bu kahveyi tüketebilirsiniz.
Sadece cezvede olur, elektrikli kahve makinelerinde pişirilmez.
Kıtlık dönemlerinde kahve ithalatı durdurulmuş, büyüklerimiz fındık kabuğu ile nohutu kavurup kahve niyetine piyasaya sürerdi. İçilirdi de..
arkadaslar nohut kahvesini bilen varmı acayip güzel birsey her aksam eşimle birlikte içiyoruz hemde dogal nohuttan baska içinde hiçbir katkı yok sizede tavsiye ederim istediğin kadar kahve içebiliyorum

Nohut kahvesi içtiniz mi? Biga ilçesine bağlı Işıkeli köyünde yapılan "Nohut kahvesi" rağbet görüyor.
Nohut kahvesi içtiniz mi?
Işıkeli köyünde Emin Kosa, 50 yıldır köyde kahvecilik yaptığını belirterek, "Kahvehanemde nohut kahvesi ilgi görüyor. Bu meslek dededen toruna kadar uzanıyor. Babamdan mesleği ben devraldım. Babam köy kurulduğundan beri nohut kahvesini yapıyordu. 9 yaşındayken babama yardım ederken nohut kahvesini yapmayı öğrendim. Biga dışından dahi köye gelip bu kahveden içmek isteyenler var. Bir fincan nohut kahvesini 75 kuruşa satıyorum. Günde 20-30 tane nohut kahvesi içiliyor. 10 kilo nohudu ilk önce haşlıyorum sonra özel dolabında kavuruyorum ve değirmeninde dövüp Türk Kahvesi gibi kaynatıyorum" dedi.

Köyü gezip bitirdikten sonra yürüyüşe başlamak için Taşoluk Barajı’na geldik ve baraja bir kaç km.kala yürüyüşümüze başladık.Baraja gelince eşsiz güzelliğinin yanı sıra , Çanakkale bölgesinin en büyük barajlarından birisi olduğunu öğreniyoruz…Baraj kapaklarının üzerinden geçerek, yürüyüşümüzü sürdürdük.Yaklaşık olarak 13 km.orman yolu ve patikadan yürüdük…Aaşağı demirciden, Işıkeli köyüne yürüyerek geldik…Yol güzergahında gördüğümüz eşsiz doğa manzaraları harikaydı ve bu manzara eşliğinde yürüyerek Işıkeli köyüne geldik…

Işıkeli köyü,Biga’nın şirin köylerinden birisidir.Köy meydanındaki, köy kahvesine geldik ve hiç beklemediğimiz ve çok şaşırdığımız bir şeyle karşılaştık…Köy kahvesinde yorgunluk çaylarımızı içerken, bilmeden köyün en meşhur şeyi olan “Nohut Kahvesi” olduğunu öğrendik….Bir çok kahve çeşidini duymuştum amam “Nohut Kahvesi”ni ilk defa duymuştuk…Hepimiz çok şaşırdık, nasıl nohut kahvesi olur diye…Büyük bir merak içersindeki hepimiz denedik, kahvenin tadını aldık…Yolunuz Işıkeli köyü’ne düşerse mutlaka “Nohut Kahvesi” içmenizi tavsiye ederiz..

Türk Kahvesi Kültürü ve Geleneği
Türk kahvesi kültürü ve geleneği, kahvenin İstanbul’da kahvehanelerde servis edilmeye başlandığı 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Geleneğin, tadını eşsiz yapan ve sosyalleşmeye katkıda bulunan, iki ünlü yönü vardır.
Bir içecek türü olarak, Türk kahvesinin, özel hazırlama teknikleri vardır ve yıllar öncesine dayanan bu teknikler günümüzde hala kullanılmaktadır. Kahve hazırlamada kullanılan geleneksel yöntemler, sanatsal değeri olan, cezve, fincan, havanlar gibi özel araçların ve gümüş takımlarının gelişimine yol açmıştır. Zaman gerektiren hazırlama teknikleri sayesinde, Türk kahvesi damağınızda uzun süre tadını ve tazeliğini bırakır. Diğer çeşit kahvelerden daha yumuşak, aromalı ve yoğundur. Türk kahvesini kendine özgü olan aroması, telvesi ve köpüğüyle diğer kahvelerden ayırmak oldukça kolaydır.

Türk kahvesi sadece bir içecek değil aynı zamanda, sosyalleşmek için kültürel boşlukları, toplumsal değerleri ve inançları bir araya getiren toplumsal bir çalışmadır. Türk kahvesinin sosyalleştirme rolü, İstanbul’da, dikkat çeken dekorasyonlarıyla, ilk kahvehanelerin açılmasına dayanmaktadır. Kahvehaneler o zamanlarda ve hala, insanların kahve içtiği, sohbet ettiği, haber paylaştığı, kitap okuduğu ve sosyalleştiği yerlerdir. Gelenek başlı başına misafirperverlik, arkadaşlık, nezaket ve eğlence sembolüdür. Tüm bunlar ünlü Türk atasözü ‘bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.’ ile belirtilmiştir. Bu söz, kahvenin, Türk kültüründe ne kadar önemli olduğunu ve Türk kültürünün ne kadar içine işlemiş olduğunu göstermektedir.

Türk kahvesi kültürü, Türkiye’de toplumun her bir üyesi tarafından uygulanmaktadır; özelikle aileler, kap kacak üreticileri, kahvehanelerdeki usta-çıraklar, işçiler, kahve telvesi satıcıları bu gelenekle ilgilenmektedir. Ayrıca ülkemizi ziyaret eden turistler bu geleneği Türk hayat tarzının bir sembolü olarak görmektedir. Bu gelenek bütün Türk toplumu tarafından kültür mirasının bir parçası olarak görülüp, her kültür ve kültürlerarası seviyeden birey tarafından paylaşılmaktadır. 16. yüzyılda Türk toplumuna tanıtıldığından beri kahvehaneler, en küçük yerleşim yerlerinde bile açılmıştır. Bu, Türk kahvesinin geçmişten günümüze artarak devam eden talebin bir kanıtıdır. Bir ya da daha fazla kahve takımı olmayan bir Türk evini hayal etmek neredeyse imkânsızdır. Aslında diğer içeceklerden farklı olarak Türk kahvesi,  kahve içenlerin ve geleneği uygulayanların kahve içme isteğinden ziyade Türk hayat tarzının bir sembolü olarak algılanmaktadır. Bu nedenle, Türk kahvesi ve geleneği, Türk toplumunun her seviyesinden bireyler arasında güçlü bir sosyal etkileşim sağlamaktadır.

Türk kahvesi kültürü ve geleneğine ilişkin bilgi, yetenek, uzmanlık ve törenler, ailenin tüm üyeleri tarafından ağızdan ağza anlatılarak, gözlemleme ve katılım yoluyla, gayrı resmi bir şekilde korunur. Bir Türk ailesinde doğan biri, önceki nesillerden Türk kahvesi hazırlama yollarını doğal bir şekilde öğrenip, bunu Türk hayat tarzının bir unsuru olarak benimser. Ailenin yanı sıra, kültürel mesafe olarak kahvehaneler bu geleneğin profesyonel olarak aktarıldığı bir ortam hazırlar. Tarihsel olarak kahvehaneler kahvenin evlerdeki yurtiçi tüketiminden önde geldiğinden, kahvehaneler bu gelenek için vazgeçilmezdir.

Kahvenin asıl hazırlanma şekli birçok ve oldukça detaylı adım ve yetenek gerektirir. Öncelikle, taze kavrulmuş kaliteli kahve çekirdekleri (isteğe göre) toz haline gelen kadar, havan veya öğütücü içinde öğütülür. Sonra, isteğe bağlı olarak, kahve, soğuk su ve şeker cezveye koyulur. Kahve ocağın üzerine yerleştirilip, yüzeyde köpük oluşacak şekilde pişirilir. Son olarak, bir bardak su ve Türk lokumuyla servis edilir. Güzel bir tada ulaşmak,  kahvenin kavrulma şekli ve derecesi gibi bazı yetenekler gerektirir. Bütün kahve çekirdeklerini eşit bir şekilde kavurup biraz beklemek çok önemlidir.

Türk kahvesi hazırlama usulü, genel tüketimin ve kültürel değerin işareti olan, belirli bir tanıtım stratejisi olmadan, aileler ve kahvehaneler tarafından öğrenilir ve sürdürülür.

Türk hayat tarzındaki derin etkisiyle Türk kahvesi, misafirperverlik ve arkadaşlığın işareti olarak kültürde merkezi bir rol oynar. Özel konuklara, saygılarını göstermek için, günlük hayatta kullanılanlardan daha özenli ve özel fincanlarla kahve sevisi yapılır. Gelenek, her kesimden insana nüfuz eder ve ‘Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane‘ Türk atasözünde de ifade edildiği gibi daha önceden var olan sosyal ilişkilere bahane olarak adlandırılır. Kahve içmek için arkadaşları davet etmek, samimi bir sohbet ya da günlük olayları paylaşma ihtiyacının bir göstergesidir. Yaygın bir gelenek olarak, kahveyi içtikten sonra, fincan ters çevrilir, bir dilek tutulur, fincan tabağının üzerine ters bir şekilde koyulur ve kurumaya bırakılır. Bir eğlence aracı olarak, kahve fincanının içindeki anlaşılır şekiller falcılık ‘kurallara’ göre yorumlanır.

Türk kahvesi, nişanlanma törenleri, tatiller, sosyalleşme toplantıları gibi bazı sosyal olayların her zaman vazgeçilmez bir parçasıdır. Ekonomik kriz nedeniyle yokluk döneminde bile kahve tüketimi, Türk kahvesi geleneği vazgeçilemez ve derin bir kültürel alışkanlık olduğu için, kahve çekirdeğinin yeri nohut, yabani fıstık, tohum gibi sahte tahıl türleriyle değiştirilerek aynı kalmıştır.

Türk kahvesinin edebiyat üzerinde muazzam bir etkisi vardır; bu nedenle bu geleneğe ilişkin işlevleri ve duyguları tarif etmek için sayısız şiir ve şarkı yazılmıştır. Gelenek aynı zamanda tasavvuf şiirlerinde, dinsel törenlerde, minyatür el sanatları ve resimlerde yer almaktadır. Bu nedenle gelenek Türk kültüründeki toplulukların ve grupların kimlik ve süreklilik duygularını destekler.

Türk kahvesi içmek veya servis etmek her zaman diğer bireylerle bir sosyal etkileşim şeklidir. Türk kahvesinin belli bir tarzının olması, her nerede ve her ne zaman olursa olsun kişi Türk kahvesi içerken diğer insanlarla geçirdiği mutlu anları her zaman hatırladığından, Türk kahvesini özgün ve diğer içeceklerden farklı yapar. Kahvehanelerin açılmasıyla insanlar kahveyi tanımaya başlamıştır. Kahvehaneler sadece kahve içmek için bir yer değil aynı zamanda yazarlar, şairler, ressamlar dahil, farklı kültürel, sosyal, meslek dallarından gelen insanların sohbet ettiği, dertlerini paylaştığı, gazete okuduğu, sosyal ve politik sorunları tartıştığı, şiirlerini, edebiyatlarını, sanat eserlerini sergilediği ya da boş zamanlarında satranç veya tavla oynadığı, kültürel mesafe olarak da işlev görür. Kahvehaneler bilgi paylaşımının, sosyalleşme ve iletişimin desteklendiği yerler olarak sürdürülmüş ve devam ettirilmiştir.
Türk kahvesi kültürü ve geleneği, geleneği kuşatan değerler ve törenler tüm bireylere açık olduğu için kültürel çeşitlilik ve insanın yaratıcılığını desteklemektedir. Gelenek, insanın yaratıcılığı için verimli bir zemin hazırlar ve Türk kahvesi yapımında kullanılan özel araç gereçlerin yapıldığı sanatçılık geleneği çevresinde insan potansiyeli oluşturur. Kahve öğütücü, kahve fincanları, tepsiler, soğutucular, havanlar, el değirmenleri, cezve, kahve çömleği, özel kaplar gibi birçok araç gümüş gibi değerli materyallerden yapıldığı için sanatsal değeri farklı kılmakta ve özgün sanat eserleri oluşturmaktadır ve insanlar bunları antika adı altında özel koleksiyonlarında sergilemeyi tercih etmektedir. Yazılar kahveyi, kahvehaneleri ve kahve sanatını; edebiyat, el sanatı, şarkı sözleri vb. için ilham kaynağı haline getirmekte ve kahvehanelere kültürel çeşitlilik ve insan yaratıcılığı için eşsiz yerler olarak değer katmaktadır.

Türk kahvesi kültürü ve geleneği 2013 yılı itibariyle ülkemiz adına UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesine kaydedilmiştir.


Nohut Suyu Faydaları

 


Nohut ve nohut suyunun bir çok alanda faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Doğal sağlık ve güzellik konusunda yaşattığı sonuçlara inanamayacaksınız. Zayıflamak, cilt bakımı ve daha enerji dolu hissetmek için nohut suyu faydalarından yararlanabilirsiniz. Vücutta oluşan ödemi atan nohut suyu bağırsakları yumuşatmaktadır. Sindirim sistemini temizleyen ve kabızlığı önleyen şifalık, sağlıklı kilo verme sürecine yardımcı oluyor. Besin değeri çok yüksek olan nohut, günlük enerji miktarını karşılamaktadır. Nohutun içeriğinde olan mineraller, yağların yanmasını ve kolayca zayıflamayı beraberinde getiriyor. Metabolizmayı hızlandıran nohut suyu, sağlıklı beden yapısı sunmaktadır.

Cilt bakımı konusunda doğal bir güzellik kaynağı olan nohut suyu sivilce ve siyah noktaları yok edecektir. Cilt güzelliğiniz için nohut suyu içebilir, cildinize nohut suyu sürebilirsiniz. Yaşlanma karşıtı olan ve hücreleri destekleyen mucize kaynak olarak bilinmektedir. Sigara içen herkesin akciğerlerin temizlenmesi bakımından, nohut suyundan yararlanmaları gerekli olmaktadır. Diş ve diş eti hastalıkları için iltihap önleyici olan nohut suyu iyi gelecektir. Bağırsak kurtları ve parazitlerinin düşmesi için de fayda sağlayan nohut suyu, bağırsakları temizleyecektir. Sirke suyunda bekletilecek olan nohutu aç karnına tüketmek yeterli olacaktır. Sağlıklı kalmak için nohut ve nohut suyundan faydalanmanız yeterli olacaktır.

Nohut suyu nasıl hazırlanır
Nohut suyu mucizevi etkilerinden faydalanmak için 2 bardak sıcak su ve bir avuç nohut yeterli olacaktır. Suyu kaynatıp kavanozun içine dökelim. Nohutları da ilave edip, kavanozun kapağını kapatalım ve sabaha kadar bekletelim. Şifa niyetine içip, cildimize de sürebiliriz. Nohut suyu kısa sürede olumlu etkilerini göstermeye başlayacaktır. Temizlenmiş olan cildimize pamuk yardımıyla sürüp bekletelim. 30 dakika sonra ılık suyla yıkayabiliriz. Zayıflamak ve sağlıklı yaşam için bir hafta uygulayıp, bir hafta ara verelim. Daha sonra tekrar bir hafta uygulayalım. Kür şifalı etkisini kısa sürede gösterecektir.
nohut suyunun faydaları
nohut suyu
nohut suyunun cilde faydaları
sivilcelere nohut suyu
nohut suyu maskesi
nohut suyu faydaları
nohut maskesi
nohut suyu sivilceye iyi gelirmi
nohut suyu zayıflatırmı

BOŞNAK KAHVESİ
KAHVE GELENEĞİ BOSNA TRAVNİK’TE YAŞIYOR
Bosna Hersek’te Travnik şehrindeki Lutvina Kahva, 400 yıllık. Osmanlıların kahveyle ilk tanıştığı zamanlarda kurulmuş ve hiç bozulmamış. Kahve ısmarlıyorsunuz. 10 dakika kadar beklemeniz gerekiyor. Çünkü kahve, eski İstanbul’da olduğu gibi sıcak kumun üstünde pişiriliyor. Servis dört bölmeli küçük bir tepsi içinde yapılıyor. Bölmelerden birinde küçük bir bardakta su ve cezve var. Tam karşısındaki bölmede ise içinde iki kesme şeker bulunan kulpsuz bir porselen fincan bulunuyor. Çünkü Bosnalılar kahveyi pişirirken şeker katmıyorlar. Tepsinin bölmelerinden birinde bir lokum, tam karşısında küçük bir süt kabı, bir sigara ve kibrit bulunuyor. Eskiden o bölmeye tütün tabakası ve sigara kağıdı konulurmuş. Çünkü Boşnaklarda, "Dumansız kahve, imansız gider" diye bir deyim var. Yani Osmanlı kahve geleneği Türkiye’de değilse bile Bosna-Hersek’te yaşıyor.

30 Aralık 2016 Cuma

NEDEN SÜT

NEDEN SÜT

Süt, memeli canlıların doğumdan hemen sonra meme bezlerinden salgılanan, kendine özgü tat, koku ve kıvamı olan, temel besin öğelerini yeterli ve dengeli bir şekilde bileşiminde bulunduran, beyazımsı renkte sıvı gıda maddesidir.

Süt, içerdiği çok çeşitli besin maddelerinden dolayı tüm memeli canlılarda organizmanın gereksinimlerini karşılayabilen hayati temel bir gıdadır. Yeterli bir beslenme için gerekli besin maddeleri bitkisel ve hayvansal gıdalarda değişen oranlarda bulunmaktadır. Oysa süt, birçok besin öğelerini özellikle gelişme çağında gerekli olan protein, mineral maddeler ve vitaminleri diğer gıdalara göre daha yeterli seviyede içermektedir.
ÇOCUĞUNUZU BÖYLE BESLEYİN, SAĞLIKLI BÜYÜSÜN!

Uzmanlar, gazlı meşrubatlar yerine süt ve ürünlerini tüketen çocukların daha sağlıklı büyüdüğünü söyledi
Öğrencilerin sağlıklı, güçlü ve zeki olabilmeleri için günde en az iki bardak içmeleri gereklidir. Gazlı meşrubatların yerine, süt ve süt ürünlerini tüketen çocukların daha sağlıklı gelişim göstereceği herkesçe bilinen bir gerçektir.

Sütün faydalarını öğrencilerimize kavratmak amacı ile 'Süt İçelim Hayata Gülümseyerek Bakalım' sloganla okullarımızda seminerler verilmektedir.

Öğrencilere sütün hayatımızdaki önemi, büyüme çağındaki çocuklara faydaları ve ileriki yaşlarda kemiklerde meydana gelecek olan hastalıklara karşı ne kadar önemli olduğunu anlatılmaktadır. Öğrencilerin sağlıklı, güçlü ve zeki olabilmeleri için günde en az iki bardak süt içmeleri gerekmektedir.
Gazlı meşrubatların yerine, süt ve süt ürünlerini tüketen çocukların daha sağlıklı gelişim göstereceğini ifade edilir.

Sütün, çocukların zihinsel gelişimine büyük katkı sağladığına vurgu yapan Gıda Mühendisleri, "larımızın sağlıklı beslenmeleri adına Milli Eğitim Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın koordinasyonunda “Okul Sütü Akıl Küpü' projesi başlatılmıştır.

Süt, çocukların sağlıklı büyümelerinde, beslenmelerinde çok önemli bir besin kaynağıdır.

Sütte, kalsiyumun yanı sıra sağlık için gerekli A, D, B2, B6, B12 vitaminleri ile potasyum, fosfor ve proteinler bulunuyor.

Yapılan araştırmalar, günde en az bir bardak sütün çocukların soyut düşünce, problem çözme, bellek, dikkat, konsantrasyon gibi zihinsel yetenekler açısından, süt içmeyen çocuklara kıyasla daha başarılı olmalarına yardımcı olduğunu gösteriyor. Sağlıklı nesiller için çocukların protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral elementlerini yeterli miktarda süt ile alması sağlanmalıdır. Böylelikle daha sağlıklı nesiller büyüyecektir.
BÜYÜKBAŞ BESLEME
Süt, besi hayvanları ve yarış atları için vitamin mineral destekleyici ve koruyucu yem katkıları.

Vitamin mineral eksikliğinden kaynaklanan olumsuzlukları ortadan kaldırır.
Yemin besin değeri ve sindirebilirliğini arttırır.
Süt kalitesini, kuru madde ve yağ oranını arttırır.
Besi randımınını ve et kalitesini arttırır.
Çayır tetanisi ve doğum felcinin önlenmesinde faydalıdır.
Döl verimini düzenler, gizli kızgınlığı önler.
Ana rahminde yavrunun tutunması ve sağlıklı bir gebelik süreci sağlar.
Anormal doğumları (kör, cılız, ölü) azaltır.
Tedavi gören hayvanlarda destek olarak iyileşmeyi hızlandırır.
Yemlik kemirmeyi, duvar yalamayı, yabancı cisim yemeyi önler.

Kullanım Oranları

Süt - Günlük 50 gr.
Besi - Günlük 40 gr.
Buzağı - Günlük 20 gr.
Koyunlarda - Günlük 20 gr.
Kuzularda - Günlük 20 gr.



ED FARM Süt üretme Çiftliği 2013 yılında Afyonkarahisar ilimiz, Çay ilçesi, Maltepe köyünde 56.000 m2 arazi üzerinde faaliyetlerine başlamıştır. Profesyonel olarak Aile İşletmemizin kuruluşu ise 2008 yılına dayanmaktadır.

İşletme kuruluş aşamasında 100 Büyükbaş Hayvan kapasiteli bir işletme olarak 56.000 m2 kendi arazisinde 75 hayvan ve 8x2 sisteminde tam otomatik sağımhanesi ile beraber faaliyete başlamış ve 4 ay içinde kapasitesini 120 hayvana çıkartmıştır.

Faaliyete başladığı yılda hayvan kimlik tanımlama sistemi, bilgisayarlı sağım ünitesi, bireysel yemleme istasyonu ve modern hayvan barınağını bünyesinde bulunduran örnek bir çiftlik haline geldi.

2010 yılında kurucularının yeniden yapılandırma kararı ile DAMLA Seracılık Ürünleri Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti. çatısı altında kurumsal kimliğine kavuştu. Yine Kasım 2014 itibariyle statü değişikliği yaparak ismini DAMLA  Seracılık Ürünleri Tarım ve Hayvancılık A. Ş. olarak tescil ettirdi.

2011 yılında T.C. Türk Patent Enstitüsü nezdinde yaptığı marka başvurusu ile RED FARM markasını tescil ettirerek

RED FARM Süt Üretme Çiftliği, olarak markasının tescilini gerçekleştirdi.

2012 yılında faaliyetlerini hızlandırarak işletmemizin kaba yem ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile şirket bünyesine katılan 105.950 m2 arazilerin yanında 100.000 m2 arazilerde orta vadeli kiralanarak yapılandırma çalışmaları tamamlandı.

Kurumsallaşma ve büyüme süreci kapsamında kapasitesini 250 sağmala çıkarmak için ilave inşaatların proje ve ruhsat çalışmaları tamamlanmış ve inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasına gelen ilave Barınak ile İşletme kapasitemiz Mayıs 2015 te 300 başa çıkmış olacak ve Yurt dışından ithalatını gerçekleştirmiş olduğumuz 201 Sağmal hayvan sonrası Çiftlik kapasitemiz 250 Sağmal olmuştur.

2015 yılı içerisinde alacağımız “Tüberküloz ve Brusellose Hastalıklarından Arilik Sertifikası ile RED FARM Süt Üretme Çiftliğimiz,

İlimiz Afyonkarahisar’ın İLK ve TEK ARİ İŞLETMESİ olarak sağlık konusundaki başarımızı da belgelemiş olacağız.

İşletmemizin hedefleri içerisinde alacağı “Tüberküloz ve Brusellos Hastalıklarından Arilik Sertifikası’ nı yıllar itibariyle koruyarak       RED FARM Süt Üretme Çiftliği olarak 2016 yılında Avrupa Birliği ile denklik statüsü taşıyan “Onaylı Çiftlik Belgesi” ni Türkiye de alan sayılı Çiftlikler arasında yerini almayı hedeflemektedir.

İşletmede dünya boğa sıralamasındaki ilk 100 içinden eşleştirme sonucu tespit edilen genetiği yüksek düzeyde olan spermalar kullanılarak, üniform bir sürü amacına ulaşılmaya çalışılmaktadır.

2013-2014 yılında satın alınan/kiralanan araziler ve yapılan binalar ile birlikte DAMLA Seracılık Ürünleri Tarım ve Hayvancılık A.Ş. nin kurulu olan Tesisinin arazi büyüklüğü 55.950 m2, yine aynı bölgede kendi tapulu malı olan 70.000 m2 ve yakın bölgelerde bulunan orta vadeli kiralanmış tarım arazileri toplamı 218.000 m2 dir.

Öncelikli hedefi bu miktarı 500.000 m2 ye çıkartmak ve kaba yem ihtiyacının büyük bir kısmını üreterek işletme kaba yem maliyetlerini minimize etmektir.  

Hali hazırda 240 sağmal ve gebe düve hayvan mevcudu ile faaliyetine devam etmekte olan RED FARM Süt Üretme Çiftliği başarısını güçlü teknik danışman kadrosu ve sektör tecrübesinden, araştırma departmanının istikrarlı başarısından ve çalışanlarından almaktadır.

DAMLA Seracılık Üürnleri Tarım ve Hayvancılık A. Ş.

“Sağlıklı İnek” / “Sağlıklı Süt” / “Sağlıklı Ürün”

İlkesiyle önder işletmeler içerinde yer almanın yanı sıra, ülke hayvancılığında gerek yetiştiricilere, gerekse bu sektöre yatırım yapacak kişilere örnek olmak amacı ile faaliyetlerine büyüyerek devam etmektedir.

BAŞKANIN MESAJI

Globalleşen dünyamızda iş dünyası, hedeflerimiz ve stratejilerimizi de güncel tutmak, yeniliklere ayak uydurabilmek ve teknolojiyi de takip ederek sektörde kalıcı ve köklü bir işletme olabilmek amaç ve düşüncesi ile değişik sektörlerde faaliyet gösteren Şirketler Grubumuz bünyesine 500 Sağmal kapasite ile başlamış olduğumuz Tarım ve Hayvancılık yatırımımızın başlangıcı olarak ilk etapta 100 Sağmal Süt Hayvancılığı projemiz ile faaliyetlerimize 2012 sonu itibariyle başladık.

Burada önemle vurgulamak istediğim husus şudur ki; Yarınınızın Garanti Altında olmasını hedefliyorsanız, Geçmişte yapılmış hata ve yanlışlıklardan ders almayı bilmemiz ve ileriyi doğru okuyarak süreçleri iyi analiz edebilmek gerekiyor.

Faaliyetlerine yeni başlamış ve henüz emekleme safhasında olan işletmemizde önceliğimiz, her daim ve her şart altında çalışma arkadaşlarımızla birlikte iş yaptığımız ve yapacağımız iş ortaklarımıza karşı adil ve sorumluluk içerisinde olduğumuzu, yaptığımız işin en iyisine ulaşabilmek için disiplinli, verimli ve özverili çalışmamız gerektiğinin bilincinde olduğumuzu gayet iyi biliyoruz.

Bugün inandığımız değerlerimizi koruyarak ileri ki süreçlerde başarılarımızın sürekliliğini sağlayabilmek için herkesten fazla çalışmalı, herkesten daha önce düşünebilmeli ve mevcut kaynaklarımızı etkin kullanarak, tüm paydaşlarımızla birlikte sürekli değişim ve gelişim içinde olarak sektörümüzde lider firmalar arasında olabilmemiz için mücadele etmeliyiz.

Başarı sadece çalışmalarımızın takdir edilmesi, ya da maddi anlamda olumlu sonuçlar elde etmek değildir.

Başarı, kendi yaşamımız için değil, tüm çalışanlarımız ve iş ortaklarımız için iyi ve güzele ulaşma çabalarını sürdürüp, seçimlerimizi buna göre yaparken, elde ettiğimiz neticelerin insanlarımız tarafından takdir edilmesidir.

Bizler, hayal kurmaya ve bu hayalleri gerçekleştirebilmek için daha çok çalışmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz.

Bu yolda tüm çalışanlarımızın, çözüm ortaklarımızın, danışmanlarımızın ve ailemizin bizimle birlikte, ilkelerimiz doğrultusunda, hedefe doğru, yılmadan ilerlediklerini bilmek, beni sonsuz yüreklendiriyor.

Tüm arkadaşlarımdan aşağıdaki maddeleri çok iyi özümsemeleri ve uygulamaları için hazır olduklarını da bilmek beni ayrıca mutlu etmektedir.

BAŞARISININ SIRRI:

• İnsanın Sevdiği İşi Yapmasıdır.
• “İş Hayatı Zordur, Meşakkatlidir, Bir O Kadar da Emek ve Takip İster.”
• Zevklidir, Heyecanlıdır, İnsanı Zinde Kılar.
• Zorluklarla Karşılaşmamak Mümkün Değil.
• Severek Çalışmak Başarının Olmazsa Olmazıdır.
• Başarının Sihirli Sözcüğü ÇOK ÇALIŞMAK VE KİŞİNİN SEVDİĞİ İŞİ YAPMASIDIR.
• Bu Takdirde Başarı Kesin Olur.
• Başarı İçin Kalite, Standart ve Süreklilik En Önemli Kuraldır.

Bugünümüzü ve geleceğimizi oluşturmakta katkısı olan ve/veya ileride olabilecek herkese sonsuz teşekkürlerimi sunar, Sağlık, Mutluluk ve Esenlikler dilerim.

Sevgi ve Saygılarımla,
M. Salih GENÇLER

Paradok Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi
Köseli Köyü No:7
Bafra Samsun
paradoktarim@gmail.com
Samsun Sinop istikametinde ilerlerken 19 Mayıs ilçesini geçiniz (Engiz). Engiz son trafik ışığından itibaren tam 6.5 km sonra kavşakta sola "Elifli Köyü" yönüne dönünüz. Yaklaşık 2-3 km sonra Elifli Köyünün içinden geçecek,sırasıyla cami, solda Sammey Meyva Çiftliği, sağda eski Tekel depoları göreceksiniz. Artık sol karşı görüş açınızda kahverengi çatıları ile çiftliğimizi görüyor olmanız gerekli. Sola ayrılan stabilize köy yolunu takip ederek süt çiftliğimize ulaşabilirsiniz.
Ziyaretiniz esnasında size yardımcı olabilmemiz için gelmeden önce lütfen  haber veriniz.

Paradok Tarım Samsun ilinde faaliyet gösteren en önemli süt çiftliklerinden biridir. Kendisine ait geniş çaplı arazilerinde en kaliteli kaba yemi organik olarak üretir ve çoğunluğu kendi ırkı olan melez ineklerine yedirerek, bölgenin en kaliteli sütüne çevirir.

28 Aralık 2016 Çarşamba

Tarım destekleri 3 yıllık açıklanaca


Tarım destekleri 3 yıllık açıklanacaqk

Yeni yılda “Milli Tarım Politikası” uygulamaya başlanacak. Yeni politika ile bitkisel üretim,hayvancılık ve tarım desteklerinde önemli değişiklikler olacak.
Hayvancılıkta bölge bazlı destekleme uygulamasına geçiliyor. Bunun için “Mera Hayvancılığı Yetiştiricilik Bölgesi”,”Damızlık Düve Üretim Merkezleri” , ” Damızlık-Koç Teke Üretim Merkezleri”, ” Damızlık Manda Üretim Merkezleri” belirlenerek açıklandı. Destekler bu bölgelere göre verilecek.
Bitkisel üretim ve tarım desteklerinde ise, 1 Ocak 2017’de uygulamaya girecek “Havza Bazlı Destekleme Modeli” ile ilçe bazında destekler verilecek.
Mevcut uygulamada;17 üründe kilogram bazında destekleme primi ödeniyor. Çok sayıda destek kalemi var ve her biri için çiftçi ayrı başvuru dosyası hazırlayarak destek alabiliyor. Çiftçi, desteğin ne zaman ödeneceğini önceden bilemiyor.Belli aralıklarla hesabına para yatırılıyor, yatırılan paranın hangi döneme,hangi ürüne ait olduğunu takip edemiyor.
Mevcut uygulamaya bakıldığında tarım desteklerinde bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu kabul etmek gerekiyor. Sadece desteklenecek ürün ve destekleme biçiminde değil, 2006’da kabul edilen Tarım Yasası’na göre Gayri safi Yurtiçi Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar destek ödenmesi gerekiyor. Ne yazık ki, yasa çıkalı 10 yıl oldu. Bu 10 yılda çiftçiye yasanın öngördüğü desteğin yarısı ancak ödeniyor. Madem uymayacaktınız yasaya niye böyle bir madde yazdınız?
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hazırladığı ve 1 Ocak 2017’den itibaren uygulanacak Milli Tarım Politikası ile stratejik ve arz açığı olan tarım ürünleri ihtiyacının öncelikle ülke kaynaklarından karşılanması amaçlanıyor.Hangi ürünün hangi havzada ve ne kadar üretileceğini belirlemek için “Havza Modeli” uygulanması öngörülüyor. Bu uygulama ile planlı üretime geçilmesi, verim ve kalite artışı sağlanarak çiftçinin rekabet gücünün artırılması isteniyor.
Çiftçi ekim yapmadan destekleri bilecek
Bu amaçla, üretimle ilişkili olarak alan bazlı destekleme sistemine geçilerek kontrol ve denetim kolaylığı sağlanacak.Destekler sadeleştirilecek.Daha da önemlisi tarım destekleri 3 yıllık planlanacak ve açıklanacak.
Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu, 2017 üretim yılı tarım destekleri ile ilgili çalışmaları yaparken aynı zamanda 2018 ve 2019 üretim yılı destekleri üzerinde de çalışarak 3 yıllık bir destekleme paketi hazırlayacak. Hedef, 2017’de 3 yıl boyunca uygulanacak destekleri açıklamak. Çiftçi, 3 yıl boyunca hangi ürüne ne kadar destek alacağını bilerek buna göre üretime karar verecek.
Eğer gerçekleştirilebilirse, ülke tarımı için önemli bir adım olacak. Çünkü, bugüne kadarki uygulamada çiftçi ekim yaptıktan sonra tarım destekleri açıklanıyor. Dolayısıyla desteklerin üretim planlamasına bir etkisi,yönlendirmesi olmuyor. Daha önce defalarca yazdığımız gibi, Avrupa Birliği’nde tarım destekleme bütçesi 3 yıllık yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri 5 yıllık Tarım Kanunu ile destekleme oranlarını belirliyor. Türkiye’nin de en azından 3 yıllık bir zaman dilimi için verilecek destekleri açıklaması, üretim planlaması ve çiftçinin ekim yapmadan ne üreteceğine karar vermesi açısından önemli bir uygulama olacaktır.
Mazot desteği ürün bazında verilecek
Çiftçilerin en çok merak ettiği desteklerden birisi yüzde 50 mazot desteği.Bu konuda bakanlık çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce de yazdığımız gibi her ürün için kullanılacak mazot miktarı belirlenecek ve ortalama bir değer üzerinden mazot desteği verilecek. Çiftçinin aldığı mazotun faturası üzerinden değil dekar başına ortalama kullanılan mazota göre ödeme yapılacak. 2016 ürün yılında olduğu gibi gübre ve mazot desteğinin birlikte ödenmesi de tartışılıyor.
Tarım desteklerinin ödenmesinde de uygulama değişiyor.2017’den başlamak üzere tarım destekleri bahar ve güz dönemi olmak üzere iki kez yapılacak. Üretici her ürün,her destek için ayrı ayrı başvurmak yerine tek bir başvuru ile iki taksitte desteğini alabilecek.
21 ürüne havza desteği
Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında 19 ürünün destekleneceği açıklanmıştı. Ancak daha sonra iki ürün daha eklendi ve toplamda 21 ürün desteklenecek. Bu 21 üründen buğday, arpa, çavdar, çeltik, dane mısır, tritikale, yulaf, mercimek, nohut, kuru fasulye, pamuk, soya, yağlık ayçiçeği, kanola, aspir, çay ve zeytinyağına yıllardır fark ödemesi(destekleme primi) ödeniyor. Fındıkta ise alan bazlı olarak dekar başına destek veriliyor. Yem bitkileri de uzun yıllardan beri destekleme kapsamında. Patates ve soğan ise havza modeli kapsamında ilk kez desteklenecek.
Yem bitkileri kapsamında desteklenecek ürünler ise şöyle belirlendi: yonca, korunga, fiğ, Macar fiği,burçak,mürdümük,sorgum,,Sudan otu,hayvan pancarı,yem şalgamı,yem bezelyesi,yem baklası, İskenderiye üçgülü,İtalyan çimi, mısır(silaj), yeşil ot olarak çavdar,yulaf,tritikale,buğday ve arpa. Ayrıca, sorgum, Sudan otu melezi yapay çayır mera olarak desteklenecek.
Özetle, 2017’de tarım politikalarında önemli değişiklikler olacak.Desteklerin 3 yıllık bir dönem için açıklanması bekleniyor. Üreticiye toplam 12.8 milyar liralık bir destek ödemesi iki taksitte yapılacak. Çiftçilerin,üreticilerin bu yeni döneme uygun olarak üretimlerini yönlendirmeleri gerekiyor. Bakanlık birimlerinin de zaman yitirmeden yeni uygulamaları çiftçilere anlatmalarında fayda var.
Tarım Destekleri(Milyar TL)
YIL DESTEK
2013 8.7
2014 9.1
2015 10.0
2016 * 11.6
2017 ** 12.8
* Yılsonu miktarı
** Bütçede öngörülen
Kaynak: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Tarım’da 2016 üretim yılında çiftçiye ödenecek destekler belirlendi. 2016 tarım destekleri | Gübre ve Mazot Desteği, Hayvancılık destekleri, Fark Ödemesi(Prim) Sertifikalı tohum ve fidan destekleri
Resmi Gazete’nin 5 Mayıs 2016 tarihli sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı’na göre 2016 tarım destekleri şöyle:

1- Gübre ve Mazot Desteği: 2016 Yılı Çiftçi Kayıt Sistemine dâhil olan çiftçilere dekar başına 11 lira mazot ve gübre desteği verilecek.

2- Fark Ödemesi(Prim): Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında belirlenen havzalarda, 2016 yılı ürünü; yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, aspir, dane mısır, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimek ürünlerinde tarımsal veriler ve uydu görüntüleri, zeytinyağında tarımsal veriler kullanılarak belirlenecek olan verim değerlerine göre, pamukta yurt içinde üretilip sertifıkalandırılan tohumları kullanma şartı aranarak, destekleme ödemesi yapılacak. Kilo başına yapılacak prim destekleri şöyle:

Yağlık ayçiçeği: 40 kuruş. Sözleşmeli üretim yapanlara 6 kuruş ilave destek ödenecek.

Kütlü Pamuk: 75 kuruş

Soya Fasulyesi: 60 kuruş.Sözleşmeli üretim yapana ilave 3 kuruş.

Kanola: 50 kuruş,sözleşmeli üretim yapanlara ilave 4 kuruş.

Aspir:55 kuruş sözleşmeli üretime ilave 9 kuruş.

Dane mısır: 2 kuruş

Buğday,Arpa,Yulaf,Çavdar,Tritikale: 5 kuruş

Çeltik:10 kuruş

Kuru fasulye,nohut ve mercimek: 30 kuruş

Zeytinyağı: 80 kuruş

Çay:13 kuruş

3- Hayvancılık destekleri:

Hayvancılık desteklerinde temel destek buzağı üzerinden verilecek.Programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla 4 ay ve üzeri buzağı ve malak başına 350 lira, soy kütüğüne kayıtlı buzağı ve malak başına 500 lira ödenecek. Döl kontrolü kapsamında testlerini tamamlamış boğaların buzağılarına ilave 50 lira ödenecek.

Çiğ süt: Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ödenecek prim belirlenecek. Sözleşmeli üretim yapmayanlara prim ödenmeyecek. Çiğ sütü, süt tozuna dönüştüren üreticiler de desteklemeden yararlanacak.

Besi hayvanı desteği: Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı, yurt içinde doğmuş, besi süresini tamamlamış erkek sığırların (manda dâhil), mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren, sözleşmeli besicilik yapan yetiştiricilere 1 -300 baş arası kestirdikleri hayvan başına 200 lira destek verilecek.

Çoban desteği: Küçükbaş hayvancılık yapanlara, 250 ve üzeri(koyun-keçi) anaç hayvan varlığına sahip iseler yılda bir kez 5 bin lira çoban desteği verilecek.

Koyun-Keçi: Damızlık koyun ve keçi yetiştiricilerine, damızlık koyun ve keçi birliklerine üye, hayvanları kayıt sistemine kayıtlı üreticilere hayvan başına 25 lira ödenecek. Tiftik keçisi yetiştiricilerine, elde ettikleri tiftiği Tiftik ve Yapağı Tarım Satış Kooperatiflerine, Damızlık koyun ve keçi birliklerine satanlara kilo başına 22 lira destek ödemesi yapılacak.

Arı Desteği: Arı Yetiştiricileri Birliği’ne üye yetiştiricilere kovan başına 10 lira destek ödenecek.

Yem Bitkileri Desteği: Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı arazileri üzerinde kaba yem üretmek amacıyla yem bitkileri eken üreticilere, yapay çayır mera için üretim yaptıkları ilk yıl, çok yıllık yem bitkilerinden yonca için 4 yıl ve korunga için 3 yıl süreyle, tek yıllık yem bitkileri ekilişlerinde ise üretim yaptıkları yıl için dekar başına destekleme ödemesi yapılacak.

Yonca: Sulu alanda üretim yapanlara dekar başına yılda 60 lira, kuru alanda yonca üretenlere dekar başına yıllık 35 lira destek ödenecek.

Korunga: Dekar başına yıllık 35 lira ödenecek.

Tek yıllık yem bitkileri: Dekar başına 40 lira ödenecek

Silajlık tek Yıllıklar: Dekar başına 55 lira

Silajlık mısır(sulu): Dekar başına 90 lira

Silajlık mısır (kuru): Dekar başına 45 lira.

Yapay-çayır-mera: Dekar başına 150 lira

Patates siğili görülen alanlarda yem bitkisi eken çiftçilere bu desteklere ilave olarak yüzde 50 daha fazla ödeme yapılacak.

Bombus Arı Desteği: Koloni başına 60 lira.

Hastalıktan Ari İşletme Desteği: Hastalıklardan ari işletmeler için sağlık sertifikasına sahip olan süt sığırı işletmelerinde bulunan, damızlık boğalar dışındaki, altı ay yaşın üzerindeki erkek hayvanlar hariç, tüm sığırlar için hayvan sahiplerine hayvan başına 200 lira ödeme yapılacak. Ancak, ari sığır başına ödeme birim miktarları 500 başa kadar 200 lira olacak, 501 baş ve üzeri bölümü için hayvan başına 100 lira ödenecek.Onaylı Süt Çiftliği Sertifikasına sahip olan işletmelerdeki ari işletme desteği alan tüm sığırlar için, ilave olarak hayvan başına 60 lira ödenecek.

4-Sertifikalı tohum ve fidan destekleri

Yurtiçi Sertifikalı Tohum kullananlara dekar başına yapılacak destek ödemesi şöyle:

Buğday,Arpa:8.5 Lira

Yonca,Yer fıstığı: 15 Lira

Tritikale,Yulaf,Çavdar: 6 Lira

Çeltik: 8 lira

Nohut,Kuru Fasulye,Mercimek,Soya fasulyesi: 20 lira

Susam,Kanola,Aspir: 4 Lira

Patates:80 lira

Korunga,FiğYem Bezelyesi: 10 lira

Orjinal ve üstü tohumluk kullananlara yüzde 50 daha fazla destek verilecek.

Yurtiçi Sertifikalı Fidan desteğinde dekar başına destek şöyle:

–Bodur meyve ve türleri ile bahçe tesis edenlere standart fide için dekar başına 150 Lira, sertifikalı fidan kullananlara dekara 400 lira ödeme yapılacak.

— Yarı bodur meyve ve türleri ile bahçe tesis edenlere standart fide için dekar başına 150 Lira, sertifikalı fidan kullananlara dekara 350 lira ödeme yapılacak.

— Bağ, zeytin ve diğer meyve fidanları ile bahçe tesisinde standart fidan için dekara 100 lira,sertifikalı fidan kullananlara dekara 280 Lira ödenecek.

— Aşılama ile çeşit değiştirmede sertifikalı fidan kullananlara dekar başına 250 lira ödeme yapılacak.

— Virüsten ari fidanla bahçe tesis edenlere standart fidan için dekara 50 lira, sert,fikalı fidana 100 lira ilave ödeme yapılacak.

— Sertifikalı çilek fidesi kullanarak üretim yapanlara dekar başına 350 lira destek ödenecek.

— Antepfıstığı anacı ile bahçe tesisinde standart fidan için dekara 100 lira,sertifikalı fidan kullananlara dekara 280 lira ödenecek.

— Patates siğili görülen alanlarda ve güvenlik kuşağında fidan kullanımına hem standart hem de sertifikalı fidan için dekara yüzde 50 daha fazla ödem yapılacak.

— Sanayiye yönelik fidan çeşitlerinde sertifikalı fidan ile bahçe tesisi edenler yüzde 50 hibe desteği verilecek.

— Geleneksel zeytin bahçelerinin rehabilitasyonu için sertifikalı fidan kullanımında dekara 100 lira destek sağlanacak.
Tarım destekleri

12 Aralık 2016 Pazartesi

Çiğ Sütten Evde Yoğurt

Pastörizasyon sütteki değerli  besin maddelerinin değerlerini değiştiriyor.Pastörize işlemine tabii tutulan sütler 80santigirat  derece yüksekliğine kadar ısıtılarak hızlı bir şekilde 4 dereceye soğutuluyorlar. Bu dönünüşüm süte hızla döndürüldüğü için bakteriler yok olmuş oluyor. Bu esnada sütteki  protein yapısı bozuluyor. Bu parçalanmış protein parçacıkları barğırsaklarda  yabancı protein olarak emilerek doğrudan hücre  çeperlerini geçerek içine işleyebiliyor. Daha sonrasında vücudumuz bu proteinleri yabancı düşman madde gibi algılayıp bu tür kendi hücrelerini etkisiz hale getirmek için savaşıyor. Böylece bağışıklık sistemi sıkıntıları ve metabolik hastalıklarla uğraşıyoruz. UHT işlemi ise sütler için çok daha kötü bir işlem. 135 derece sıcaklığa çok kısa sürede çıkarılıp soğutuluyor.
 Bu işlemlerle ilgili ayrıntılı açıklamalar  İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın tarafından hazırlanan www.beslenmebulteni.comsitesindeki makalede bulabilirsiniz.


Sütte kalsiyumun emilmesi için kalsiyum:fosfor oranı 1:1 olmalıdır. Sütü pastörize edince bu oran düşer. Sütten gereken kalsiyumu bağlayamazsınız

Evde kısık ateşte yavaşça kaynatan süt de yine aynen pastörize olmuş gibi oluyor. Derecesini ölçtüm aynen pastörize ettikleri 80 derece sıcaklıkta kaynatmış oluyoruz. Ancak bu yöntem de yine bir miktar besin kaybına yol açıyor. www.realmilk.com‘da okuyacak olursanız çiğ sütü direk içmek en faydalısı. Ancak sütü direk içmek laktoz intöleransı olan Türk halkı için kimilerine bir eziyet oluyor. Bunun için mayalanmış halde yani peynir, yoğurt veya kefir olarak tüketmemiz gerekiyor. Öte yandan çiğ süt içmenin laktoz intöleransına yol açmadığını, buna da yine çiğ süt yerine pastörize süt içmenin yol açtığını okuyorum. Çiğ süt yapısı itibariyle sorun yaratmıyor.  Tabii içmek için çiğ sütü size kaynatmadan tüketmenizi öneremem. Bildiğiniz temiz bir sütçünüz varsa kendi kararınızdır.

Ev yapımı müthiş tutan yoğurdum :)
İnternette araştırınca bir çok ev yoğurdu yapımı tarifi bulabilirsiniz. Bir tane de ben yazayım. Ben de 3 senedir evde yoğurt mayalıyorum. Ev yoğurduna bir kere alıştıktan sonra artık dışarıda yediğim yoğurtları yemez oldum. Çocuklarıma da devamlı kendi yoğurdumu veriyorum, hatta gittiğim yerlere yanımda bile taşıyorum.
Yoğurt yaparken bir çok yöntem dendim. Siz de kendinize uygun yöntemi bulacaksınız. Önemli olan denemek ve bazen tutup bazen tutmadığında hemen pes etmemek. Ancak tutturduğunuzda çok hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Ancak besin açısından önemli notum sakın pastörize süt kullanmayın. Pastörizasyon sütün içeriğindeki pek çok değerli vitamin ve minerali yok ediyor.
Pastörizasyon sütün besin değerlerini düşürüyor
Pastörize sütler 80 dereceye hızla ısıtılıp tekrar 4 dereceye hızla döndürüldüğü için bakterileri ölmüş oluyor. Bu işlemde sütün protein yapısı parçalanıyor. Bu parçalanan proteinler barsaklardan yabancı protein olarak emilip direk hücre içine geçebiliyor. Sonra da vücut bunu düşman olarak algılayıp kendi hücrelerini yok etmek için savaş açıyor. Böylece bağışıklık sistemi hastalıklarına yakalanıyoruz. UHT sütler ise daha vahim 135 dereceye saniyelerle çıkıp iniyor. Bununla ilgili detaylı bilgi için sitenin İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın tarafından hazırlanan www.beslenmebulteni.comsitesindeki “Kutu Süt Savaşları” makalesini okumanızı tavsiye ederim. Bakın...

Sütte kalsiyumun emilmesi için kalsiyum:fosfor oranı 1:1 olmalıdır. Sütü pastörize edince bu oran düşer. Sütten gereken kalsiyumu bağlayamazsınız.
Evde kısık ateşte yavaşça kaynatan süt de yine aynen pastörize olmuş gibi oluyor. Derecesini ölçtüm aynen pastörize ettikleri 80 derece sıcaklıkta kaynatmış oluyoruz. Ancak bu yöntem de yine bir miktar besin kaybına yol açıyor. www.realmilk.com‘da okuyacak olursanız çiğ sütü direk içmek en faydalısı. Ancak sütü direk içmek laktoz intöleransı olan Türk halkı için kimilerine bir eziyet oluyor. Bunun için mayalanmış halde yani peynir, yoğurt veya kefir olarak tüketmemiz gerekiyor. Öte yandan çiğ süt içmenin laktoz intöleransına yol açmadığını, buna da yine çiğ süt yerine pastörize süt içmenin yol açtığını okuyorum. Çiğ süt yapısı itibariyle sorun yaratmıyor. Tabii içmek için çiğ sütü size kaynatmadan tüketmenizi öneremem. Bildiğiniz temiz bir sütçünüz varsa kendi kararınızdır.
En favori yoğurt mayalama yöntemim battaniyeye sarmak
Malzemeler;
kışlık battaniye
bir yüz havlusu
cam kaplar
yuvarlak kızartma teli
mutfak termometresi
çiğ süt
yoğurt (doğal bir yoğurttan mayalayın, varsa kendi ev yoğurdunuzdan)

1. Kaynatma: İlkönce almış olduğum çiğ sütümü süt taşı ile birkaç tıkırtı duyana kadar kaynatıyorum. Bir kısmını içmek için ayırıyorum. Ateş çok harlı olmamalı, kaynayan sütü, özellikle dibi tutmaması için sık sık karıştırn. Bir de çelik tencereye biraz temiz içme suyu koyup, iyice çalkalayıp dökün. Bunu yaparsanız sütün altı tutmaz.Aslında sadece sütten yoğurt yapacaksanız sütü kaynatmanız gerekli değil. Sadece yoğurt mayalanma sıcaklığına getirmeniz yeterli. Bu da küçük parmağınızın dayanacağı sıcaklık oluyor. Ben bunu evde mutfak termometresi (aradım sonunda Tschibo’dan et termometresi aldım) ile yaklaşık 50 derece ölçüyorum. Soğuk yoğurdu ekleyince zaten kapatana kadar normal mayalanma ısını olan 43-45 dereceye iniyor. İnternette okumuştum merak ettim ve çocuk doktorumuza sordum. Kaynatmadan mayalama sıcaklığına gelen sütte yoğurt mayası diğer olası zararlı bakterileri yok ediyor. Aynı şey kefir için de geçerli.
2. Kaymağı alınmış ya da alınmamış ılınan sütü hemen mayalama kabına döküyorum. Tercihim 2lt’lik plastik kapaklı cam kaplar. Kaynatma tenceresi içinde de mayalayabilirsiniz. Ancak sonrasında tekrar yeni kaba koyarken yoğurt şekli bozuluyor, sulanıyor.
3. Mayalama: Yemek masası üzerine 2 kişilik 4’e katlanmış bir kış battaniyesi koyuyorum. İçine bir yüz havlusu seriyorum. Üzerine de mayalayacağım süt dolu kapları koyuyorum. Her kaba köşesinden bir tepeleme yemek kaşığı maya koyuyorum. (Benim kaplarım yaklaşık 2ltlik) Oran 1kg süte tepeleme 2 çay kaşığı yoğurt. Şöyle mayayı dağıtmak için hafif bir karıştırın. Üzerini kabın kendi kapağı ile örtebilirsiniz ancak ben yuvarlak kızartma teli ile örtüp üzerine havluyu sonra da battaniyeyi sarıyorum. Her seferinde bir önceki yoğurdunuzdan maya ayırın. Mayanız gelişecektir. Mayalandıktan sonra kapları sarsmayın.
4. Bekleme: Yoğurdu 4 saat kapalı tutmanız yeterli olacaktır. Kalın battaniye yoğurdu ılık tutacaktır. Güzel mayalanmış yoğurt kokusu gelmeye başlayınca açın, üzerinde yeşilimsi sarımsı bir su göreceksiniz. Ev yoğurdu sulu olur. Yoğurt tutmuştur. Suyun bir kısmını üzerinden bir kavanoza alıp içmek ya da yoğurt çorbasına, cacığa, poğaçaya, krebe koymak için saklayabilirsiniz. Sakın bu süt kadar değerli oldukça besinli suyu atmayın. Ben gece acıkan eşime bir koca bardak ayran niyetine ya da yemeklerde içecek olarak eşlik etsin diye veriyorum.
5. Yoğurdu açınca biraz oturması için dışarıda serin yerde 2-2.5 saat beklettikten sonra üstü açık bir biçimde bir gece kalması için buzdolabına koyun. Ertesi güne daha da katılaştığını göreceksiniz. Afiyet olsun!
Sulu yoğurt
Market yoğurtlarında suyu katılaşsın diye içine süt tozu ve başka katkı maddeleri katılır. Ev yoğurdu karıştırınca kaşıkla içilebilecek kıvamda olur. Zaten sütün %90’ı sudur. Evdeki yoğurdumu süzersem 3.5lt’den en az 1.5lt su çıkıyor. Sütün ¼’ünü uçuracak kadar kaynatırsanız suyunu uçurmuş olur, daha katı bir yoğurt elde edebilirsiniz. Ancak uzun kaynatma daha fazla besin değerini kaybetmeye yol açar. Ben bunun yerine yoğurt olunca suyunu üstten bir miktar alıyorum. Zaten su yoğurdun içine hapsoluyor. Kaşıkla aldıkça boşluğa suyu doluyor. Onu da ayran yapıyorum.
Makine yoğurdu
Makine yoğurdunu denedim. Sütü fazla kaynatmadığım için pek sulu olduğu için öyle duruyor yoğurt makinem. Zaten 8 saat boyunca elektrik harcayan makineyi ne yapayım? O kadar saatte bir de ufak 1lt kapta yapıyor, ben tek seferde bitiririm onu ;)
Fırında yoğurt
Fırındaki yoğurt ayarında yapmayı denedim. Fırında en az 4 saat boyunca yoğurdu tutmak gerekiyor. Yine elektrik harcaması çok oluyor ben pek beceremedim.
Tutmayan yoğurt
Battaniyeden yoğurdunuzu çıkardınız ve tutmamış, sulu sütümsü kalmışsa üstü kapalı bir biçimde fırına koyup yoğurt sıcaklığına geri getirin. Hemen 1 saatte tutacağını göreceksiniz. Yine tutmuyorsa daha fazla maya koyun. Suyu çıktığı anda alın. Bir alternatif de tutmayan yoğurdun kabını sıcak su dolu bir kabın içine koymak ve beklemek.
Ekşi yoğurt
Yoğurt mayalanma süresini geçerse ve halen sıcakta kalmaya devam ederse ekşimeye başlar. Aslında bu yoğurt daha çok mayalanmıştır. Atmayın börek, poğaçaya kullanın. Hatta yiyebilirsiniz. Ekşi yoğurttan mayalamayın. Ne olacak dedim mayaladım yoğurdum acaiyip ekşi, sanki ekşi gazoz gibi oldu.
Özetle;
* Fazla maya koyarsanız yoğurt daha çabuk tutar, ancak süreyi kaçırırsanız veya yüksek ısıda mayalarsanız hemen mayalanır sonra ekşimeye başlar.
* Az maya koyarsanız ya da düşük ısıda mayalarsanız sulu sütümsü kalır, tekrar ısıtarak yoğurt mayalanmaya devam edebilir. Bir iki sefer battaniyede tutmayan yoğurdumu fırına koyup ısıtmıştım sonra kapatıp sabaha kadar orada bırakmışım. Yine tutmamış, tekrar ısıttım tuttu. Hem de hiç ekşimedi. Tüm bu işlem 2 gün sürmüştü.
* Tutmamış yoğurtdunuzu beğenmediyseniz içine bir kaşık limon suyu ya da sirke koyarak kestirebilir, çökelek yapabilirsiniz. Çökelek peynirini süzün, suyuna da yoğurt çorbası yapın :P


El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:
Bu yoğurdun daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Paylaştığınız için teşekkürler. İlk maya olarak üç çeşit yoğurt denedim, hiçbiriyle tuturamadım. Bir öneriniz var mı?
Cevap :
Ben mayamı yazlıkta yoğurt mayalayan bir komşumdan almıltım. bulursanız bir köy yoğurdundan mayalayın bence. Ya da İst.da iseniz kanlıca yoğurdu, silivri yoğurdu ya da saray muhallebicisi yoğurdu da bildiğim kendileri yapıyor iyi maya olabilir. Bazen benim de tutmuyor, sanırım püf noktası mayalandığı 47dereceyi uzun süre en az 4 saat muhafaza etmek, ben kışın iki yorgan kullanmaya başladım artık. Tutmadıysa fırında da ısıtıyorum yoğurt ayarında sonra tekrar yorganlıyorum, bazen 2 gün uğraştığım oldu tutturana kadar, ekşi de olmadı ;) Bu arada dibe çöküyor üstte bir iki kavanoz su çıkıyor bende 3lt aynı anda mayalayınca. Bunu kepçe ile ayırıyorum.   27.02.2012 21:58


Yazınız Çiğ Süt Üreticileri Süt Ve Süt Ürünleri Tüketicileri google ve facebook gruplarında yayınlanmıştır

lezzeti bir süt


Dünya ‘nın En İyi Tadı Ödülü sizce hangi ürüne verilmiştir ? Elbetteki taze sıcak inek sütüne !…
Biz de lezzeti bir öncelik olarak ortaya koyduk. Soğuğa ayırma ve soğuk zincir adı verilen yöntemle, sıcak ayırmadan daha yumuşak bir süreç olan, süt ile lezzetini ayırmadan ve besin maddelerini muhafaza ederek, minerallerin içinde kalmasına yardımcı olan bir sistem kullanıyoruz. Sütü ne hızlı soğutuyoruz , ne de hızlıca kaynatıyoruz. Kendimiz özgü bu yöntemle inekten çıktığı tazelikte sizlere ulaştırıyoruz.
Kesinlikle Taze!
Günlük Süt, ineklerden sizin tencerenize az fazla 6 saat içinde teslim ediliyor. İneklerin sabah sağımları 08:00 ‘de bitiyor, bu esnada uygun hız ile 2C sıcaklığa getiriliyor ve teslimat cinsine göre amalajlanıyor veya tanklara konuyor, sütünüz en fazla öğleden sonra 16:00 ‘da elinizde.. Bayilerimizden ertesi gün de alabilirsiniz, problem yok çünkü onlar da soğuk zinciri bozmuyorlar, ve sütün özelliği kaybolmuyor. Ama en güzeli elbette mümkün olan en taze sütü tüketmek.
Yani sütlerimiz tamamen doğal…
İneklerimiz asla yapay büyüme hormonları veya performans yemleri ile beslenmiyor. Yüksek verimli sanayi tipi ineklerle değil normal miktarlarda süt üreten yerli ırk veya melezleri süt inekleri ile çalışıyoruz. Tüm ineklerimiz ve buzağlar 24 saat veteriner hekim kontrolündeler. Hasta ineklerimiz mecbur kalınmadıkça , antibiyotik ile tedavi edilmiyorlar. Eğer doğum sonrası vs. gibi nedenlerle antibiyotik kullanılmak zorunda kalındı ise bu inekler ayrı bölmelerde kalır, ayrı olarak sağılır ve sütleri mutlaka ayrılır.
Sütü bu mükemmel fotoğraf bozulmadan korumak için çok hızlı hareket ediyoruz.
Çünkü müşterilerimiz taze süt kokusunu seviyor!
Müşterilerimizin takdir ettiği üstün lezzet bize gurur ve azim veriyor.
Çevre dostu ambalajlarımız kesinlikle tekrar kullanılamıyor ve mutlak hijyen sağlıyor. Yıkama zorluğu, tekrar kullanılana kadar temiz muhafaza edilme sıkıntısı vs. gibi külfetlerden uzak, mükemmel kolaylık ve ucuz maliyet sağlıyor. En sağlıklı ambalaj ile en ucuz teslimatı sağlıyoruz. Çünkü sütlerimiz sadece birkaç saat ambalaj içerisinde kalmalı, lezzet ve aromasının kaybolmaması için hemen kaynatılıp işleme konulması gerekiyor. Sağlam ve dayanıklı ambalajlar hem maliyeti hem de sütümüzün taze tüketilmesi özelliğini bozmaktadır.
Yeniden kullanılabilir şişeler, veya milyonlarcasını çevrede gördüğümüz  kullanılıp atılan şişelerden kullanmıyoruz, depolama sorununu hem kendimiz hem de müşterilerimiz için ortadan kaldırıyoruz.
Kendi tenceremde daha lezzetli!
“Her hafta kapımıza getirilen bu sütün tencereme boşaltılmasına bayılıyorum. Bu günlük süt teslimat tarzı bana nostaljik ama modern bir his veriyor. Bu hissi seviyorum. Dedem bir sütçüdür. Eminim torunları ve büyük torunları, kapının önüne getirilen sütün tazeliğini beğenmektedir.”
– Bir müşterimiz
En İyi Satın Alma!
Bu şimdiye kadar içtiğim  en iyi süt! Mükemmel kalite ve lezzet. En sevdiğim kısım, tamamen doğal bir ürün olması… çocuğuma vererek ve ailece tüketerek harika hissediyorum.
– Diğer bir müşterimiz
Sadece yağsız sütle içeceğim.
Normalde yağdan nefret ederim, sudan başka herhangi bir içecek içmezdim. Şimdi günlük sütün tadını çıkarıyorum. Daha sağlıklı olmanın yollarını arıyordum ve taze günlük sütün  Yağsız Süt’ünü denediğimde amacıma ulaştım.
– Diğer bir müşterimiz

Süt Yoğurt
Samsun Günlük Doğal, Taze, Çiğ Köy Sütü
İrtibat
Taze süt ve süt ürünleri.
Süt Satış
Samsun Günlük Süt
Günlük Süt
Taze Süt
Laktozsuz Süt
Süt Endüstrisi
Günlük Süt
Günlük Süt




Dünya ‘nın En İyi Tadı Ödülü sizce hangi ürüne verilmiştir ? Elbetteki taze sıcak inek sütüne !…

Biz de lezzeti bir öncelik olarak ortaya koyduk. Soğuğa ayırma ve soğuk zincir adı verilen yöntemle, sıcak ayırmadan daha yumuşak bir süreç olan, süt ile lezzetini ayırmadan ve besin maddelerini muhafaza ederek, minerallerin içinde kalmasına yardımcı olan bir sistem kullanıyoruz. Sütü ne hızlı soğutuyoruz , ne de hızlıca kaynatıyoruz. Kendimiz özgü bu yöntemle inekten çıktığı tazelikte sizlere ulaştırıyoruz.
Kesinlikle Taze!
Günlük Süt, ineklerden sizin tencerenize az fazla 6 saat içinde teslim ediliyor. İneklerin sabah sağımları 08:00 ‘de bitiyor, bu esnada uygun hız ile 2C sıcaklığa getiriliyor ve teslimat cinsine göre amalajlanıyor veya tanklara konuyor, sütünüz en fazla öğleden sonra 16:00 ‘da elinizde.. Bayilerimizden ertesi gün de alabilirsiniz, problem yok çünkü onlar da soğuk zinciri bozmuyorlar, ve sütün özelliği kaybolmuyor. Ama en güzeli elbette mümkün olan en taze sütü tüketmek.
Yani sütlerimiz tamamen doğal…

İneklerimiz asla yapay büyüme hormonları veya performans yemleri ile beslenmiyor. Yüksek verimli sanayi tipi ineklerle değil normal miktarlarda süt üreten yerli ırk veya melezleri süt inekleri ile çalışıyoruz. Tüm ineklerimiz ve buzağlar 24 saat veteriner hekim kontrolündeler. Hasta ineklerimiz mecbur kalınmadıkça , antibiyotik ile tedavi edilmiyorlar. Eğer doğum sonrası vs. gibi nedenlerle antibiyotik kullanılmak zorunda kalındı ise bu inekler ayrı bölmelerde kalır, ayrı olarak sağılır ve sütleri mutlaka ayrılır.

Sütü bu mükemmel fotoğraf bozulmadan korumak için çok hızlı hareket ediyoruz.
Çünkü müşterilerimiz taze süt kokusunu seviyor!

Müşterilerimizin takdir ettiği üstün lezzet bize gurur ve azim veriyor.

Çevre dostu ambalajlarımız kesinlikle tekrar kullanılamıyor ve mutlak hijyen sağlıyor. Yıkama zorluğu, tekrar kullanılana kadar temiz muhafaza edilme sıkıntısı vs. gibi külfetlerden uzak, mükemmel kolaylık ve ucuz maliyet sağlıyor. En sağlıklı ambalaj ile en ucuz teslimatı sağlıyoruz. Çünkü sütlerimiz sadece birkaç saat ambalaj içerisinde kalmalı, lezzet ve aromasının kaybolmaması için hemen kaynatılıp işleme konulması gerekiyor. Sağlam ve dayanıklı ambalajlar hem maliyeti hem de sütümüzün taze tüketilmesi özelliğini bozmaktadır.

Yeniden kullanılabilir şişeler, veya milyonlarcasını çevrede gördüğümüz  kullanılıp atılan şişelerden kullanmıyoruz, depolama sorununu hem kendimiz hem de müşterilerimiz için ortadan kaldırıyoruz.

Kendi tenceremde daha lezzetli!
“Her hafta kapımıza getirilen bu sütün tencereme boşaltılmasına bayılıyorum. Bu günlük süt teslimat tarzı bana nostaljik ama modern bir his veriyor. Bu hissi seviyorum. Dedem bir sütçüdür. Eminim torunları ve büyük torunları, kapının önüne getirilen sütün tazeliğini beğenmektedir.”
– Bir müşterimiz

En İyi Satın Alma!
Bu şimdiye kadar içtiğim  en iyi süt! Mükemmel kalite ve lezzet. En sevdiğim kısım, tamamen doğal bir ürün olması… çocuğuma vererek ve ailece tüketerek harika hissediyorum.
– Diğer bir müşterimiz

Sadece yağsız sütle içeceğim.
Normalde yağdan nefret ederim, sudan başka herhangi bir içecek içmezdim. Şimdi günlük sütün tadını çıkarıyorum. Daha sağlıklı olmanın yollarını arıyordum ve taze günlük sütün  Yağsız Süt’ünü denediğimde amacıma ulaştım.
– Diğer bir müşterimiz
Düzenle "Günlük Süt"




SON YAZILAR

Samsun Bafra Günlük Süt Teslimat
Samsun Bafra Firmalar
Bafra Günlük Köy Sütü
Süt Satarak Para Kazanın
Samsun Günlük Doğal Süt


İrtibat
Taze süt ve süt ürünleri.
Süt Satış
Samsun Günlük Süt
Günlük Süt
Taze Süt
Laktozsuz Süt
Süt Endüstrisi
Günlük Süt
Süt Yoğurt WordPress gururla sunar
Araç çubuğuna atla
WordPress hakkında
Süt Yoğurt
Özelleştir
00 yorum moderasyon bekliyor
Yeni
Sayfayı düzenle
Marketplace
İstatistikler

Ara
Merhaba admin
Çıkış Yap

7 Şubat 2011 Pazartesi

Site ve Blog Ekleme

Bloglama ve makale gönderme online işinize Nasıl yardımcı olabilir? Mümkün mü?
Evet, bu blog ile ilk ele alınması gereken iki parçalı bir soru. Birçok kişi bloglar sadece aşırı-kendi çıkarları konusunda kararlıyız orada bu 'hobi' tarafından yazılmış olduğunu düşünüyorum. Ancak gerçek çok bloglar bu amaç için yazılmış ise, daha çok iş amaçlı yazılmış olmasıdır.

Eğer online bir iş, satış yapmaya anahtar varsa sanal ortamda ve mümkün olduğunca çok kişi sizi öncelikle iş çevrimiçi yapmak çünkü önünde Adını elde etmektir. Bloglar sadece bunu yardımcı olabilir. İşinizi blog kurduğunuzda, size yararlı bilgiler uzanmak ve okuyucuları ile bir bağ oluşturmak günlüğü kullanırken birlikte, okuyucuların, ya da potansiyel müşterilerine sunmak için amacı ile yapmanız gerekir.

okuyucularınız onları doğrudan konuşuyor gibi hissediyorum, bir satış yapma senin oran kadar gitmek. Bloglar okuyucuların ağ günlüğü gönderileri hakkında yorum tarafından sizinle iletişim kurmasına izin vermek için bunu yapmanızı yardımcı olur. Bu nedenle, bunların belirli bir soruyu soruyorsun eğer onları geri cevap önemlidir.

makale pazarlama online iş başarılı nasıl yardım edeceğini - bloglar online iş sahiplerine yardımcı olmak için nasıl çalıştığını anlamak Şimdi, biz asıl sorunun ikinci kısmı bakmak gerekir? Makale gönderme veya pazarlama siz okuyucuları ile bağ her türlü form için kullanılmaz. Bunun yerine, işletmenizin web sitesi ve / veya blogunuza doğrudan trafik yardım için kullanılır. Makale gönderme işinizle ilgili çeşitli bilgilendirici makaleler yazarak çalışır.

Örneğin, daha sonra bir online takı iş sahipseniz takı nasıl yapıldığını anlatan bir yazı yazabilirdim. Önemli olduğunu size onlar sizin makale içinde koymak için izin ücretsiz bağlantılar yararlanmak gereken bir yazı dizine makale göndermeye hazır olduğunda. Eklemek web sitenize veya blog okuyucularınız alacak herhangi bir kelime içine bir köprü bir kez bunu tıklayabilirsiniz.

işletme sahiplerinin bir sürü sonunda kaynak kutusuna bağlantılar koymak. Kaynak kutusu, kendiniz, yazar hakkında bir kaç cümle yazmak ve web sitenize okuyucuların neden eylem için bir çağrı koymak yerdir. Umarım, artık blog ve yazı gönderme online iş başarılı olabilmeleri için uygun yollar olabilir görebilirsiniz. ancak işe yarayacaktır - tuşu size sonuçları görmek için önce biraz zaman alıyor gibi size çabaları tutarlı olmasıdır.

Online İşletme Sahipleri için Makale Gönderme ve blog Mülkiyet Önemi.

Makale gönderme sitenize trafik çekmek için olabilir ürün hakkında bir şey, ya da şirket sitenizde pazar çalışıyoruz Makalelerinizin konu olması gerekir. Size pazar kalemler için çalışıyorsanız, kalemler ilgili olarak makale için hiç iyi yapar.

Manuel makale gönderme de size bir kaç yüz dolara mal olabilir otomatik gönderim yazılımları üzerinde tasarruf yardımcı olur. Aynı zamanda birden çok makale küfrettiği sizi kurtarır yasaklı dizinlere makale göndermek için. Böylece, manuel teslim ve kesinlikle güvenlidir hiçbir riski yoktur. Eğer elle göndererek, kendinizle ilgili her detay verebilir da sınırsız geri bağlantıları sağlayabilir.

Makalenin içeriği sitelere Madde sunulması, yeni bir pazarlama hilesi değil, ancak etkili bir tanesidir. Yapılması doğru, sizin makale gönderme tekrar tekrar size düzenli bir gelir kaynağı üreten, Google'da ilk sayfada rütbe ve ay orada kalacak güce sahiptir.

Otomatik makale gönderme yılında bazı şirketler tarafından başlatılmış yazılımdır. Bunu online iş artırmak için iyi değil farklı dizinlere çok sayıda birkaç saniye içinde rasgele yazı göndermek için yardımcı olur. Böylece, makale el yerine otomatik teslim göndermek için çalışıyoruz.

Makale gönderme servis sağlayıcıları yazılı maddenin dağıtımını üstlenebilir. Onlar dizinlerin bir dizi makale göndermek. Bu müşteri web sitesine geri bağlantıları çok sayıda verir. Makaleleri web sitesine bağlantılar ile birlikte makalenin dağıtım izin tüm iyi yayın kaynaklarda yayınlanan olsun.

Kaliteli içerik makale gönderme en önemli unsurlarından biridir. kaliteli içeriğe sahip Faydaları iki yönlüdür. İlk olarak, makale kaliteli içerik varsa, web'de gezinen bir normal arama bulabilirsiniz. Onun makale yayimlanmaktadir özellikle makale yayımlama sitesine girmeden, sörfçü arama motoru tarafından belirli makale yönlendirilir.

makale gönderme maksimize kullanmak bir niş pazar aksi iş web sitesine ücretsiz trafik ton olsun yönlendirmek için. Makale gönderme, zahmetsiz sınırsız ve basit bile bir acemi için. Eğer arama motoru optimizasyonu, HTML ya da daha fazla bir şey hakkında muazzam uzmanlığına sahip olması gerekmez.

makale dizinleri Bu tür kendi kişisel hesabı almak için bir yazar olarak kayıt gerektirir. Eğer giriş ve yazı göndermek gerekiyor. Bu dizinleri genelde sizin yazı göndermek zaman listelenen tüm makale biçim gereksinimleri var. Bu süreçte pek çoğu makaleleri düzgün biçimde başarısız yerdir.

Ama makale gönderme kılavuzların kural yoktu sadece sunulmuştur de ilgili yazı göndererek bile umursamadı birçok makale rastlamak aslında, orada makale dizinleri birinin sahibi oldum olmak.
gezi yazarları ve bir ömür boyu tatil yazarları için, açık bir hedefi kullandığınız geçerli yöntem ArticleBase gibi üst katmanı makale gönderme sitelerinde kısa seyahat makale gönderimleri bir seyahat web siteleri için arama motorları ve sıralamalar geliştirmektir. Ancak, çok katmanlı 2 kaynak var.

Umut millet web sitenize yönlendirildiğinde, böylece seyahat malzemeleri bir makale kütüphane ve arazi yolculuk makale kullanacak online arıyor olmasıdır. Ama, ne başka yollar iyi seyahat öyküleri ve seyahat ipuçları ve bilgiler yanı sıra arama motoru mükemmellik için şansınızı artırmak için vardır? Aşağıda bazı ipuçları bulmak ...

Böylece sadece yolculuk madde bir üst yazı motor yayınlanan olmuştur. Şimdi o zaman arkanıza yaslanın ve isabet beklemek mi? Sertçe. düşünün bir sonraki şey etrafına bakmak ve işinizi gözden geçirilmiş bir sürümünü sunmak için başka bir yerde olabilir eğer bakın. Dikkat, dedim, revize edilmiştir. Hiçbir makale veritabanı, çoklu başvurular görmek istiyor ama temel olarak orijinal eser kullanarak, orijinal eserin özüne dayanan bir diğer önemli ölçüde farklı yazı ile gelip bölümlerini yeniden nasıl görmek için sabırsızlanıyoruz. Elindeki o ile, diğer makale çıkışları arama hazırsınız.

Bazı öneriler fikirli seyahat bloglar ve web siteleri zaten kendi internet ayak izi iyileştirmek için yeniden basmak için seyahat malzemeleri arıyor olabilirsiniz gibi yer alıyor. Bu yöntem, sizin yazının konu için sadece arama hakkında daha fazla bilgi edinmek ve ne açılır ya da genel olarak orada rahatlık, arama "gezi yazıları" bulmak için başarısız görmek için. Size hoş bir seyahat ve turizm makaleler istediğiniz var çok "2 katmanlı" yerleri görmek için sürpriz olabilir! de sadece web sitenize hedeflemek için turizm makale nokta değil, emin değil, aynı zamanda geri üst katmanı tatil makalenin olun! Bu arama motoru puanı yardımcı olacaktır teslim nirengi şeklidir.

Ne olursa olsun, size kısa seyahat makale epik yayınlamak sonra, bunu vermek istiyorum en iyisi için alabilirim vurdu. kolay yollarından biri, birlikte digg ve Pervane gibi sosyal imleme siteleri ile yardım etmek. Bu sizin için yeni ise hızlı bir şekilde yakalamak edeceğim, endişe etmeyin. ve söz konusu sitelerin katılın sonra geri kalanını en iyi için etrafa bakmak ve yerlerin ton vardır. Daha sonra, mantıklı yayınlanan makalenin url imi. istediğiniz yerde yapabilirsiniz aynı seyahat makale Bookmarking bunu abartmak istemiyorum, çünkü mantıklı söylüyorlar. , Seçici olun, imi yerleştirir tarafından spam olarak kabul edilebilir ... ve gerçekten bunun için bilinen almak istemiyorum aşırıya çünkü. sosyal imleme hakkında daha fazla bilgi için, başka ArticleBase daha bakmak gerekiyor! Estetik.

Eğer turizm madde imi Sonra sonra, yapılacak bir sonraki şey Pingler gibi bir "ping" servise gitmek ve burada "ping" ... ve muhtemelen makalenin bile yer imi. Bu ve bunu gidip orada daha hızlı arama motorları yeni bir şey olduğunu bildirmek için bir yol olduğu ortaya söyleniyor. Süreç kir kolay ve alır ama bir süre arama motorlarında avantajı kazanmak için yerine getirmek.

en millet ilk etapta yazı göndermek nedeni, ya da bilmek söylendi ArticleBase gibi makale yerlerde arama motorlarının sevgili olduklarını, işinizi hızlı bir şekilde dizine alır böylece olmasıdır. Ama asla kendi bazı SEO (Search Engine Optimization) ile küçük bir bitty biraz boyunca sürecine yardımcı incitiyor. hiçbir şey bu konuda gizli bir tarafı yok, bunu biliyorum uzmanları tarafından her zaman bitti. onlar da memnun olduğunu makale ile birlikte reklam sunarak para kazanmak için iş çünkü en önemli şey, onlar istemek iyi içerikli yazı kütüphaneler sunmaktır.

Bu yüzden, şal burada yolculuk makale gönderdikten sonra ve o kabul ettiği ve yayınlanan bir sonraki işi, 2 kademe kaynaklarına ek başvuru ile kompresörle olduğunu ve sosyal yer imleri ve ping ile arama motorlarına yardımcı olur.

Zor iş, tüm sonra, araştırma ve seyahat makale yazma. Bir kez bağladım konum ve bu diğer yerler ile imzalanan gerçekten kolay olacak sevgili cilt üzerinde bu kurdeleler ve fiyonklar koyarak!

Blog dizinleri ancak yeni bir blog tanıtıyoruz, özellikle birkaç sitede blogunuza göndererek hala değer bir trafik büyük bir patlama getirmek asla. Bu yazıya blogcular kendi blog yazabilir 75 web sitelerini listeler.

Ben yoksul ve düşük kaliteli blog dizinleri bir çok rastladım ve bu birçok blogunuza göndererek bu yüzden ben hiç bunları listeye dahil olan zaman kaybı olacağına karar verdik Bu yazı için araştırma yaparken bağlantılar.

* Mümkünse, ben teslim sayfasında hem de (çoğu durumda kaydolma sayfasına olan) bağlantılı olduğu yerlerde.
Dizinleri * ile, bazen uygun kategoriyi gitmek sonra blogunuza gönderebilirsiniz var.
1. 5 Star Blogs | Blog Ekle
2. Aviva Directory | Blog Ekle (has a blog section)
3. B4Blogs Directory | Blog Ekle
4. Best Blogs | Blog Ekle
5. Bigger Blogger
6. Blawg | Blog Ekle
7. BlogAdr | Blog Ekle
8. Blogarama | Blog Ekle
9. BlogBunch | Blog Ekle
10. BlogCode | Blog Ekle
11. Blog Directory | Blog Ekle
12. Blog Dust | Blog Ekle
13. Blogdup | Blog Ekle
14. Bloggernity | Blog Ekle
15. BlogFlux | Blog Ekle
16. BlogHop | Blog Ekle
17. Blog Point | Blog Ekle
18. Blog Watch
19. Bloggapedia
20. BloggerNow
21. Blogging Fusion | Blog Ekle
22. BlogIntro | Blog Ekle
23. Blog Listing | Blog Ekle
24. BlogListing.net | Blog Ekle
25. Blogoozle | Blog Ekle
26. BlogPulse | Blog Ekle
27. BlogRankings
28. Blogs Collection | Blog Ekle
29. BlogSearch – Blog Ekle
30. BlogSweet
31. Blog Top List | Blog Ekle
32. Blog Universe | Blog Ekle
33. Blogz | Blog Ekle
34. Brit Blog | Blog Ekle
35. Dmoz Open Directory Project
36. Eaton Web Blog Directory
37. FindingBlog | Blog Ekle
38. GetBlogs
39. Globe of Blogs | Blog Ekle
40. I Blog Business | Blog Ekle
41. IceRocket | Blog Ekle
42. LS Blogs | Blog Ekle
43. MyBlogDirectory
44. Read A Blog | Blog Ekle
45. Small Business Blog Directory | Blog Ekle
46. SpillBean
47. Strategic Board | Blog Ekle
48. Super Blog Directory | Blog Ekle
49. TailRank
50. Technorati | Blog Ekle
51. Top Blog Area | Blog Ekle

6 Şubat 2011 Pazar

ceviz yetişriciliği

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

CEVİZ

Ceviz, Karpat dağlarından güneyden itibaren Doğu Avrupa ve Türkiye, Irak, İran’ın doğusundan ve Himalaya dağlarının ötesinde kalan ülkeleri içeren geniş bir alanın tabii bitkisidir.Ülkemizin de hemen hemen her bölgesinde yetişebilmektedir. Son yıllarda aşılı ceviz fidanı üretiminin artmasıyla kapama ceviz bahçeleri sayısında artışlar olmuştur. Uygun iklim, yer–yöney ve uygun çeşitlerin seçilmesi halinde ceviz yetiştiriciliği oldukça önemli gelir getiren bir üretim dalıdır.

İKLİM İSTEKLERİ

Yüksek yaz sıcaklıkları, kış donları, sisler, yağış miktarı, yağış zamanı ve rüzgar gibi iklim olayları ceviz çeşit seçiminde dikkate alınması gereken hususlardır. Çeşitlerin iklim gereksinimleri iyi saptanmalı ve özellikle kış donları,ilkbahar geç ve sonbahar erken donları yönünden risk olmamalıdır. Ceviz fidanlarının gövdeleri kışı çok soğuk geçen yörelerde toprak seviyesine kadar donarak kuruyabilmektedir. Bu nedenle çok soğuk yörelerde ceviz bahçeleri güneye bakan,yamaç arazilerde kurulmalıdır.Çok geç yapraklanan ceviz çeşitlerinde vejetasyon süresi kısa olduğu için, olgunlaşamayan sürgünlerin erken sonbahar donlarından zararlandığı da önemli bir gerçektir.

İlkbahar geç donlarından en fazla zarar gören meyve türlerinden olan cevizlerde, tomurcukların kabardığı ve küçük meyve döneminde -10C den sonra zararlanmaya başlar.

Cevizin rüzgarla tozlanması nedeniyle tozlanmayı garanti altına alacak yeterli bir rüzgar ve açık hava ceviz yetiştiriciliğinde arzulanan iklim istekleri arasında bulunmaktadır. Özellikle tozlanma zamanı havaların sisli gitmesi arzulanmaz. Yine cevizlerin bakteriyal yanıklık gibi önemli bir hastalığa duyarlı olmaları yönünden vejetasyon başlangıcında aşırı nemli koşulların da sorunlar çıkartacağı unutulmamalıdır.

TOPRAK İSTEKLERİ

Genellikle derin ve iyi drene olmuş, orta tekstürlü üniform topraklar cevizler için uygun topraklardır. Kök derinliğini sınırlayan tamamen killi, milli, çakıllı silt tabakası, su birikimi ve kum birikintileri, ceviz ağaçlarının gelişme gücünü ve ağaç iriliğini sınırlayabilir. Ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde tohum anaçları kullanılmaktadır. Tohum anaçları üzerine aşılı ceviz ağaçları için kesintisiz 2,70-3,0 m derinlikte bir toprak arzulanır. Ceviz bahçeleri, killi, killi-humuslu veya çok ince tekstürlü topraklarda kurulduğunda kök sistemi yüzeysel olmakta ve ağaç iriliği azalmaktadır. Cevizler toprak ve sulama suyundaki tuzluluğa aşırı derecede duyarlıdır.

BAHÇE TESİSİ

Çeşit seçiminde, özellikle çeşitlerin verimleri ve meyve kalitesi başta olmak üzere, döllenme biyolojileri, yapraklanma zamanları, hastalık ve zararlılara duyarlılıkları, vejetasyon süreleri, özellikle ilkbahar geç donları ve sonbahar erken donları başta olmak üzere soğuğa dayanım durumları, kuraklık gibi değişik çevre koşullarından kaynaklanan streslere tepkileri, hasat zamanları gibi değişik faktörler dikkate alınmalıdır. Yaklaşık olarak % 2-2.5 oranında tozlayıcı çeşit kullanılmalıdır. Ceviz fidanları genel olarak 10X10 m. aralıklarla dikilmelidir.

Fidan dikim zamanı ekolojiye göre değişir. Eğer kar örtüsü yönünden bir sıkıntı yoksa yani yeterli bir kar örtüsü var ve kış aşırı soğuk geçmiyor ise sonbahar dikimi, ilkbahar dikimine göre avantajlı sayılabilir. Ancak; yöremizde cevizler için ilkbahar dikimi sonbahar dikimine tercih edilmelidir.

Dikim zamanı kırılan kökler kesilmelidir. Köklerin çukura alabildiğince yayılmasına özen gösterilmelidir. Fidan dikiminden önce kök sistemi bir fungusit ile muamele edilmelidir. Fidanın aşı bölesi topraktan yaklaşık 20 cm yukarıda kalacak şekilde dikim yapılır.

Dikilen fidanlarda fidanın şekillenmesine imkan sağlamak amacıyla tepe vurması yapılır. Dikimden sonra fidanlara can suyu verilir. Dikilen fidanların toprağa iyi şekilde tutunduklarından emin olmak için fidanlar teker teker kontrol edilmelidir. Dikilen fidanların gövdesini güneş yanığından korumak amacıyla 1:1 oranında plastik beyaz renkli boya: su karışımı ile fidan gövdeleri boyanmalıdır.

Fidanlar Haziran-Ağustos ayları arasında mutlaka haftada en 1-2 kez yeterli bir sulama suyu ile sulanmalıdır. Plantasyon kurulan bahçe, kumlu bir toprak yapısına sahipse sulama yapılırken mutlaka hava sıcaklığına dikkat edilmelidir. Kumlu toprakta kurulu bir bahçede, hava sıcaklığı 35 oC’ nin üzerinde sulanan genç fidanların yaprakları aniden dökülecektir. Bu durumun esas nedeni köklerin oksijen yetersizliği çekmeleridir.

SULAMA

Tam verime yatmış bir ceviz plantasyonunda ağaçlar yüksek oranda verime sahipseler yıllık sulama suyu ihtiyacı yağışlarla birlikte, ekolojik koşullara göre değişmekle beraber 1200-1350 mm civarındadır. Sulama periyodu geç ilkbahardan başlayıp hasat sonuna kadar devam eder. Geç sonbahar veya kış sulamaları çok kurak yıllarda veya toplam yağışın çok düşük olduğu yerlerde zorunlu olabilir. Meyve iriliği ve meyve kalitesi için sulama en önemli faktörlerin başında gelmektedir.

GÜBRELEME

Ceviz bahçelerinde yapılacak bir gübrelemede mutlaka yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır. Verilecek gübre miktarının saptanmasında yaprak örneklerinden alınacak sonuçlar önemli bilgiler içerecektir. Genel olarak temel gübre olarak ağaç başına 1,5-2 kg saf azot,2-10 yaşına kadar ağaç başına 10-12 kg,daha yaşlılara ise 20-40 kg süper fosfat gübresi ve ağaç başına 20 kg potasyum sülfat verilmelidir.Analiz sonuçlarına göre de diğer eksik besin maddeleri takviye edilmelidir.

BUDAMA

Ceviz ağaçları zamanında budanmazlarsa çok fazla gelişirler. Bu da ileride budamayı, ilaçlamayı, meyve hasadını zorlaştırır ve verim azalır.Bu nedenle fidan dikiminde şekil budaması yapılmalıdır.Daha sonraki yıllarda da yörenin iklimine uygun bir şekil verilmelidir.Kuruyan,sıkışıklık yapan,çatal şeklinde gelişen ve obur dallar kesilmelidir. Ağacın bütük taç oluşturmasına izin vermeyip,verime yatması sağlanmalıdır.

ÖNEMLİ HASTALIK VE ZARARLILAR

Ceviz Antraknozu

Ceviz ağacının yapraklarında önce küçük,koyu kahve renginden siyaha doğru gelişen lekeler görülür.Giderek bu lekeler büyür ve sayısı artar.Bazen birbirleri ile birleşerek daha büyük ölü alanlar oluştururlar.Hastalığa yakalanmış meyvelerin yeşil kabukları üzerinde, yapraktakilere göre küçük çökmüş alanlar vardır.Sürgünlerde de bu çöküntüler görülür. Mücadelesinde; yere dökülmüş yapraklar temizlenmeli, bordo bulamacı,bakırlı ve çinkolu ilaçlar koruyucu olarak kullanılmalıdır.

İç Kurdu

Elmalarda da zarar yapan iç kurdu erken dönemde meyve içine girerek cevizlerde de zararlanmaya sebep olur.Böyle meyvelerin yeşil kabukları üzerinde delikler bulunur.Bu deliklerin altından pislikler çıkararak deliğin etrafında birikir.Bu durumdaki meyvelerin içinde bir kurdun olduğu anlaşılır.Buna karşın geç kurtlananlar yere düşmezler.Çünkü cevizin meyve kabuğu sertleştiği için kurtçuklar bu sert kabuğu delip içeri giremezler.Bu meyvelerde meyve kabukları lekelenir.Mücadele olarak meyveler fındık büyüklüğüne geldiklerinde,elma iç kurdu kelebekleri uçuşmaya başladığında uygun insektisitle ilaçlama uygulaması yapılmalıdır.

NOT: Tüm hastalık ve zararlılarla mücadele için bakanlığımıza bağlı en yakın tarım kuruluşuna başvurulmalı ve tavsiyeleri doğrultusunda mücadele yapılmalıdır.

HAZIRLAYAN:

GÖKHAN KIZILCI

ZİRAAT MÜHENDİSİ

CEVİZ AŞISI

Cevizlerde kullanılan göz aşı metotları arsında en yaygın kullanılan metotlardan yama göz aşısı yüksek başarı sağlayan bir metottur. Kalem aşılarından dilcikli aşı metodu yaygın olarak kullanılan diğer bir metottur. A.B.D. ceviz yetiştiricililiğinin çok hızlı bir şekilde gelişmesinin nedenleri arasında dilcikli aşı metodunun bu ülkede cevizlerin çoğaltılmasında başarılı bir şekilde uygulanmış olmasının önemli bir yeri vardır.Aşıya başlama zamanı anaçta öz suyu yürüme ve kabuğun canlanma zamanı olmalıdır,öz suyu akmayan anaca aşı yapılmaz.Genç çöğürlere dilcikli ve yama kalın ağaçlara ise yarma aşı yapılmalıdır.Aşı yarasındaki sıcaklık 25 C’ den yüksek ve nem oranı sabit olmalıdır iç ana dolu da aşı yeri nemli bezlerle sarılıp sulanmalıdır.Isıtma imkanı olmayan dış ortamlarda aşı yerine ısı koruyucu dolgu yapılıp etrafı siyah poşetle muhafaza edilmelidir.Gündüz alınan güneş ısısı gecede sıcaklığa yardımcı olur.Dilcikli aşıda aşı kalemi ve anaç ayni kalınlıkta olmalıdır.Anaçtan akan juglanslı öz suyu aşı yerini bozacağı için aşı yeri macun yerine çamur ile sarılmalıdır. Ceviz aşısı bölgedeki diğer ağaçların aşısı yapıldıktan sonra havalar ısındığında yapılırsa başarı oranı yüksek olur.

Kaç ceviz türü ile bahce oluşturulmalıdır?
-Kaman 1-4-5 türleri ile bahce oluşturulur birbirlerini tozlayıcı özellikleri vardır.

Toprak tahlilinin önemi nedir ?
Toprak tahlillerinin her 4 yılda bir mutlaka yaptırılarak buna uygun gübre ve pH ayarlayıcı fumik asit veya toz kükürt uygulanmasının yapılması,pH nın 6-7 aralığında tutulmasu bitki büyümesi açısından çok önemlidir.

Ceviz fidanları kaç günde bir sulanır?
-İlk yılda 10 günde bir,daha sonraki yıllarda 15 günde bir sulanır. 2 sulamadan sonra çapa yapılır

Yeni fidan dikiminde su tutucu toz kullanılır mı?
Quemsoly tozdan tabana 100 g. Serpilebilir.

BAHÇE KURMA
AŞILI CEVİZ BAHÇESİ TESİSİ

1)Cevizin Toprak İstekleri:

Ceviz ağacı kökleri derine inen kuvvetli kazık kök yaptığından su seviyesi derinde olan geçirgen derin toprakları sever.Meyilli arazilerin tabanında erozyon sunucu milyonlarca yılda oluşmuş alüvyon topraklarda,akarsuların kenarlarındaki kumlu çakıllı geçirgen topraklarda daha iyi yetişip verim verir.Arazinin erozyona uğrayıp toprağı zayıf yerlerinde ise badem yetiştirilmesi uygundur.Ceviz bahçesi olarak seçilen yerin 1-2 metre altında sabit su yada kaya tabakası olmamalıdır.

2)Yer Seçimi:

Vadilerde hava akımı ve don olayı olabileceğinden söğüt ağaçlarının yetiştiği dere içleri ve çukur yerler seçilmemelidir.Bu tür yerlerde kuzey rüzgarlarını kesmek için sık aralıklı ağaç perdesi dikilebilir.
Image
3)Aşıl Ceviz Bahçesi oluşturma:

a)Aşılı Fidan Dikim Yolu İle
b)Tohum Ekim Yolu İle

Kapama bahçe oluşturulacak yer seçildikten sonra ( sert arazi ise Nisan ayında 50-60 cm derinlikte dip patlatan çekilebilir )pulluk ile derin sürülüp tırmık çekilerek düzeltildikten sonra tarla kenarlarından 5 m. ceviz araları da 10×10 veya11x11 olacak şekilde işaret çubuğu dikilir.Bu işaretli yerlere iki el arabası toz yanmış hayvan gübresi,toprak tahliline göre 2 su bardağı inorganik gübre ve gerekli ise bir el arabası da ince kum ilave edilerek kepçe ile 100-150 cm. derinlikte eşilip karıştırılarak tekrar mezar gibi doldurulur.Tekrar işaret çubuğu dikilir.aşılı fidanımızı buraya plastik poşetini çıkararak dikeriz ve 30 litre ilk suyunu veririz.

4)Bahçe Bakımı:

SULAMA:

İlk yıl 15 Mayıs -15 Eylül döneminde on gün ara ile yirmi litre su verdikten dört gün sonra çapa yapılır. İkinci yılda sulama yirmi gün aralıkla yapılabilir.

BUDAMA:

Ceviz fidanımıza iyi bakar isek 2-3 yılda tepe budaması yapılacak 180 cm. yüksekliğe gelmiş olur gövde uzun bırakılır ki ağaç yaşlandığında kerestesi para etsin.180 cm den tepe kesilir ve beş göz bırakılır,80-100 yaşındaki yaşlı ağaçlar da sert gövde budamaları yapılabilir.

TOPRAK İŞLEME:

Bahçenin çok yağış aldığı nisan ayı sonunda derin pulluk ile sürüm yapılır, otlanmasına göre Mayıs ve Temmuz aylarında kazayağı (tırmık)çekilir.

GÜBRELEME:

İlk üç yıl yapılmaz ancak toprağın su tutma ve havalanma kalitesini artırmak amacı için Ekim-Kasım ayında organik toz hayvan gübresi fidana bir gaz tenekesi olmak üzere verilip toprak ile üzeri örtülür.

İLAÇLAMA:

İlk ilaçlama yapraklar fare kulağı büyüklüğüne geldiğinde M-22 toz ilaç ile yapılır.İlk ilaçlamadan 20 gün aralık ile M-22toz ilacın içerisine sistemik etkili Bayer Folimat sol. katılır üçüncü ilaçlama da ikinci gibi karışık yapılır..

Yaprak altı bitlerin yaprak üstlerinde oluşturduğu parlama (şirelenme) basınçlı su ile yıkanarak ta önlenebilir.

4)Cevizin İklim İstekleri:

İklimdeki değişiklikler sonucu ilkbahar ve sonbahar donlarından etkilenen ceviz ağaçlarında çeşit seçimi son derece önemlidir.Kışları soğuk olan bölgelerde Yalova türleri yerine Kaman 1-3-5 ve Şebin türlerinin tercih edilmesi gerekir.Ceviz-25, +38 C sıcaklık aralığına dayanabilir.Soğuk zararına uğramış ağaçlar sonraki yıllarda da kendini toplayamamaktadır.Ceviz ağacı sıcaklık +7 C altına düştüğünde soğuklanma uykusuna yatar2500-3500 saat uykuda kalması ürün kalitesini etkiler.

Yalova türleri taze tüketildiği halde Kaman ceviz çeşitleri kurutularak 3-4 yıl depoda saklanabilir..

Standart Bir Cevizde Aranacak Özellikler

1-Bir yıl çok bir yıl az ürün vermemelidir.Her yıl muntazam meyve vermelidir.
2-Ana gözlere ilaveten yan gözlerde meyve vermelidir.
3-Randıman yüksek olmalıdır.Yani 100 kg. cevizden 65 kg. iç çıkmalıdır.
4-Verim yüksek olmalıdır.Diğer ağaçlara göre.
5-Hastalık , haşerelere dayanıklı ve sap çukuru dar olmalıdır.
6-İlkbahar ve Sonbahar donlarından etkilenmemelidir.
7-Şiddetli kış donlarına dayanıklı olmalıdır.
8-İçleri parçalanmadan tam çıkabilmelidir.
9-Sofralık cevizler beyaz ve yağ oranı yüksek olmamalıdır.
10-Kuvvetli kazık kök oluşturabilmelidir.
11-Kabukları ince olup el ile kırılabilmelidir.
12-Şekli yuvarlak olup kırma makinelerinde işlenebilmelidir.
13-Erken verime yatmalıdır.10 yaşındaki ağaç 25 kg. kabuklu ceviz verebilmeli.
14-Uzun ömürlü olup 300/500 sene yaşayabilmelidir.
15-Erken hasat edilebilmelidir.
16-Dıştan kabuğuna bakıldığında sevimli olmalıdır.

Kaman ceviz çeşitleri bu özelliklerin % 90 ını taşımaktadırlar.

Kaman 1-5 bu özelliklerin tamamını taşımaktadır..

Ceviz fidanı KAMAN cevizi
Ortalama meyve ağırlığı 16 g dır.
İç ağırlığı 7.7 g olup İç oranı % 48 dir,
Ceviz yağ oranı % 65 olup, İç ceviz protein oranı % 25 tir.
Taze ve kuru olarak tüketime uygundur.
Eylül sonlarında hasat edilir.
Her yıl ve aynı oranda ürün verir,
Randımanı yüksektir,kabuk-iç oranı,
Verimi yüksektir,30 yaşında 10.000 adet
İlkbahar geç donlarından etkilenmez,
Kabukları ince olup,içi bütün olarak çıkar,
Dış kabuk ve iç ceviz görünümü beyazdır,
Yağ oranı fazla değildir,
Ana gözlere ilaveten yan gözlerde meyve verir,
Erken hasat olumuna gelir,turfanda satılabilir,
Kuvvetli kazık kök yapar 300-500 sene yaşayabilir,
Şiddetli kış donlarına dayanır,
Hastalık ve haşerelere karşı dayanıklıdır.
Kaman 5 cevizinin şekli yuvarlaktır. Kabuk kırma makineleri için çok uygundur

Canım Doğa Fidanlığı

* Anasayfa
* Ürünlerimiz
* Hizmetlerimiz
* Faydalı Bilgiler
* Referanslar
* Haberler
* İletişim

Faydalı Bilgiler:
Aşılı Ceviz Yetiştiriciliği

Bağ-bahçe ürünlerinin üretim, tüketim ve ticareti yönünden önemli ülkeler arasında yer alan Türkiye, köklü bir meyvecilik kültürüne sahip olup bir çok meyve türünde olduğu gibi cevizin de yetiştirilebildiği uygun ekolojilere sahiptir. Ülkemiz dünya ceviz üretiminde A.B.D. ve Çin’den sonra üçüncü sıradadır.

Ülkemizde ağaç başına verim 33-37 kg arasında değişmektedir. Aşılı ceviz fidanları ile bahçe tesis edildiğinde verimde aşısızlara göre % 50-60 oranında artış sağlanabilir.

Aşısız (yabani) cevizler 7-10 yaşlarında , aşılı cevizler ise 4 yaşından itibaren meyve vermeye başlamaktadır. Yine yabani ağaçlardan 6 kg kabuklu meyveden en fazla 1,5-2 kg iç alınırken, aşılı ağaçlardan 6 kg cevizden en az 3 kg iç meyve alınmaktadır.

Önerilen aşılı fidanlarla bahçe tesis edildiğinde; 5 yaşındaki bir ceviz ağacı 3-4 kg, 8 yaşında 15-20 kg, 12 yaşında 30-40 kg, 14 yaşında 50-75 kg, 20 yaşında 80-120 kg arasında meyve verebilmektedir. Dekara 10 fidan dikildiğinde, dekara verimin verim çağında 1-1,5 ton olacağı beklenmektedir.
Aşılı Ceviz Çeşitlerinin Önemi ve Özellikleri
Tür Şekil İrilik Ağırlık (gr) Verim % Tozlayıcı
Kabuklu İç
Yalova 1 Oval İri 16.3 8.2 50 Yalova 4 – Kaplan
Yalova 3 Oval İri 12 6.4 53 Yalova 4 – Şebin – Kaman
Yalova 4 Yuvarlak İri 12.9 6.8 52 Yalova 1 – Yalova 3 – Gültekin
Kaplan Elips Çok İri 24 9.6 40 Yalova 1
Bursa 95 Oval İri 11.5 6 52 Bilecik
Bilecik Yuvarlak İri 13 6.5 52 Şebin – Yavuz
Şebin Yuvarlak Orta 12.6 6.5 62 Bilecik – Kaman – Yalova 3
Yavuz Oval Çok İri 17.4 9.7 56 Bilecik
Gültekin Oval Çok İri 16.5 8.5 52 Yalova 4 – Şebin – Bayrak
Kaman Yuvarlak İri 12.4 6.8 55 Yalova 3 – Şebin
Bayrak Oval İri 10.7 6.4 60 Gültekin – Keskin
Keskin Uzun Orta 10.6 6 57 Bayrak
Topak Uzun Orta 7.5 3.5 47 Kendisi
Pedro Yuvarlak İri 12 5.6 47 Her çeşitten
Chandler Yuvarlak İri 13.4 6.5 49 Franquette – Pedro – Yalova 1-3-4
Franquette Yuvarlak İri 11.3 5.3 47 Chandler – Hartley
Hartley Yuvarlak İri 13.2 6.1 46 Franquette

İKLİM İSTEĞİ

Ceviz ağacının en önemli niteliklerinden birisi, değişik iklimlere kolayca uyum sağlamasıdır. Ceviz ağacının soğuklama ihtiyacı 800-1800 saat olup, deniz seviyesinden 1700 m. yükseklikteki alanlara kadar yayılış gösterir. Aşırı yaz sıcaklarında yeşil kabukta, yapraklarda yanmalar ve meyvelerde büzülmeler olur.

Bir bölgede ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli faktörlerin başında ilkbahar geç donları gelmektedir. Çeşitlerin iklim gereksinimleri iyi saptanmalı ve özellikle ilkbahar geç donları yönünden risk olmamalıdır.Çünkü geç ilkbahar donları; tomurcukların kabarma zamanında daha fazla zarar yapar.

İlkbahar geç donlarının zararı yanında sonbahar geç don zararları da ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan faktörler arasında sayılabilir. Çok geç yapraklanan ceviz çeşitlerinde vejetasyon süresi kısa olduğu için, olgunlaşamayan sürgünlerin erken sonbahar donlarından zararlandığı da önemli bir gerçektir.

Geç sonbahara kadar gelişmesi devam eden genç ceviz ağaçlarının uç sürgünleri iyice olgunlaşmamış ise, -10°C ‘de zarar görür. Sonbaharın erken donlarında -9°C ile -12°C’ de odunlaşmamış sürgünler zararlanır. Tomurcuklar kapalı olduğu dönemde -3°C’ ye, tam çiçeklenme döneminde -1 °C’ ye kadar dayanabilir. Çiçek döneminde soğuktan zararlanma daha sık görülür. Genel olarak ceviz ağacı; -25°C’ ,+38°C’ ye kadar dayanıklılık gösterir.

TOPRAK İSTEĞİ

Ceviz ağaçları toprak bakımından seçici olmamakla beraber, taban suyu seviyesi 2.5-3.0 metreden yukarı olmayan, su tutmayan, nemliliğini muhafaza eden derin topraklarda iyi gelişir. Su tutan killi topraklarda ve durgun sulu yerlerde gelişemez.

Ceviz kökleri kazık köklü olup, derine uzadıklarından alt kısımları rutubetli olan, derin ve yumuşak topraklar yetiştiricilik için daha uygundur. Fazla nem ve durgun sular kökler için gerekli oksijenin alınmasını engeller, bu nedenle kök gelişimi yavaşlar ve ağacın gelişmesi durur. Yaprak damar araları açık yeşil, damarlar ise kahverengi bir renk alır, sürgün uçlarında kurumalar görülür.

Verimli topraklarda veya gübreleme, sulama gibi kültürel tedbirlerle verimliliği artırılan topraklara dikildiğinde, cevizlerde gelişmenin hızlandığı ve meyve veriminin arttığı görülür. Ceviz ağaçları yazları bol güneşli, kışları ılıman geçen, soğuk rüzgarlardan korunmuş vadilere daha çok uyum sağlamışsa da, soğuklama ihtiyacı, uyanma ve kış dinlenme periyotları dikkate alınarak bahçe kurulduğunda, kışı sert geçen yerlerde de yetiştiği görülmektedir.

ÇEŞİT SEÇİMİ

Verimli ve kaliteli ceviz çeşit seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli özellikler; döllenme biyolojileri, yapraklanma zamanları, vejetasyon süreleri, özellikle soğuğa ve kurağa karşı dayanıklı olması, ağaç tacının düzgün gelişmesi, üstün verimli ve kaliteli meyveler oluşturması, meyvelerinin ince kabuklu ve iç kısmının kabuktan kolay ayrılması, meyve ağırlığının en az 10 gram, iç randımanın ise % 50′nin üzerinde olması, her yıl meyve vermesi, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmasıdır. Bu özelliklerden çoğunu taşıyan ceviz çeşitlerinden aşı kalemi alınarak, yabani ceviz çöğürleri aşılanmalıdır.
AŞILI CEVİZ ÇEŞİTLERİ
Ceviz Çeşit

Verimli ve kaliteli ceviz çeşit seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli özellikler; döllenme biyolojileri, yapraklanma zamanları, vejetasyon süreleri, özellikle soğuğa ve kurağa karşı dayanıklı olması, ağaç tacının düzgün gelişmesi, üstün verimli ve kaliteli meyveler oluşturması, meyvelerinin ince kabuklu ve iç kısmının kabuktan kolay ayrılması, meyve ağırlığının en az 10 gram, iç randımanın ise % 50′nin üzerinde olması, her yıl meyve vermesi, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmasıdır.

BİLECİK:
Dik, yayvan ve kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir. Kıyı bölgeler hariç, tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yörelere tavsiye edilir.

İnce kabuklu, içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir.

Dane ağırlığı 13 g, iç oranı % 53, yağ oranı % 68 ve protein oranı % 18 olup, eylül ayı sonlarında hasat edilir.

Şebin, Yalova-3 ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleriyle tozlanır.

Çeşit iç kurduna Şebin ceviz çeşidine göre daha dayanıklıdır.

Geç yapraklanması nedeniyle Yalova çeşitlerine göre ilkbahar geç donlarına karşı daha toleranslıdır.

ŞEBİN:
Sık dallı, yayvan bir taç gelişmesi gösterir.

Kıyı bölgeleri hariç, ceviz yetişen tüm yörelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlere tavsiye edilir.

Meyve yapısı ovaldir. İnce kabuklu olup, kabuktan kolay ayrılır.Verimi yüksektir ve eylül ayı sonlarında hasat edilir.

İçi dolgun, dane ağırlığı 12 g, iç oranı yüzde 63, yağ oranı yüzde 67, protein oranı yüzde 17 olup, çiçekleri erkek ve dişi çiçekler eş zamanlı açılır (homogenous), kendine verimlidir.

Bilecik ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleri ile tozlanır.

Yalnız ceviz iç kurduna, kurağa, güneş yanıklığına karşı hassastır.

GÜLTEKİN-1 (KR-1):
Dik, kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir.

Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.

İyi kaliteli ve albenisi olan meyvelere sahip olup, eylül ayının ortalarında hasat edilir.

Dane ağırlığı 17 g, iç oranı yüzde 40, içi dolgun, açık beyaz renkli olup, taze ve kuru olarak tüketilmeye elverişlidir.

Şebin ve Bilecik çeşitleriyle tozlanır.

YALOVA-1:
Kıyı bölgeler hariç (deniz etkisine açık yöreler) ceviz yetişen bütün bölgelerde yetiştirilir. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.

Meyve ağırlığı 16 g, iç oranı % 49, yağ oranı % 70 dir.

YALOVA-3:
Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetiştirilebilir. İnce kabuklu ve ovalimsi bir meyve şekline sahiptir.

Meyve ağırlığı 13 g, iç randımanı % 53′dür, yağ oranı % 69’dur.

YALOVA-4:
Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişebilir. Erken çiçeklenir. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.

Dane ağırlığı 13 g, iç oranı % 52, yağ oranı % 69 ‘dur.

YAVUZ-1 (KR2):
Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.

Dane ağırlığı 17.4 g, iç oranı yüzde 56, içi dolgun, beyaz renklidir.

ŞEN-2 (24-KE-24):
Kıyı bölgeler hariç tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.

Meyve şekli yuvarlak, dane ağırlığı 17 g, iç oranı % 54’dür. Yağ oranı yüzde 74′dür.

TOKAT-1 (60 TU-1):
Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir.

Meyve şekli yuvarlak olup tane ağırlığı 12 g, iç oranı % 63, yağ oranı % 71′dir.
AŞILI FİDAN SEÇİMİ:

Toprağınızı gayet güzel hazırladınız, iklim uygun, su ve diğer faktörlerde güzel ve fidanlığınızdan gerçekten ekonomik olarak beklentiniz büyük. Ancak aşılı fidan kullanmadığınız takdirde bu değerlerin hepsiyle beraber zamanınız, emekleriniz ve paranız boşa gidecek demektir.

Fidanlık kurmada en önemli konulardan biri de Fidanın Gerçekten Aşılı olup olmadığıdır.

Çünkü aşılı fidanlar:

Erken meyve verir,

İstenilen meyveyi verir,

Her yöreye uygun çeşitlerle soğuklara ve hastalıklara karşı dayanıklı çeşitler seçilebilir.

Aşısız fidanın anlaşılması gerçekten çok zordur. Maalesef ülkemizde birçok konudaki kolay para kazanma hırsı bu konuda da mevcuttur ve bazı artniyetli kişiler aşısız fidanları Aşılı adı altında piyasaya vermektedir.

Aşısız fidanları tanımak için;

Aşı yeri gibi çizik atılan yerin altındaki gövde kabuğunun rengi ile üstündeki gövde kabuğunun rengi aynıdır. Aşılı fidanlarda ise bu renk farklı olacaktır.

Çok dikkatli bakıldığında aşı yerinde kabuğun değişmediği ve çizik atıldığı anlaşılır. Ancak zaman geçtikçe bunu da anlamak iyice zorlaşır.

Aşısız fidan kullanımı durumunda cevizde kalite tamamen düşer. Gerçekten fidanlığı kuran ve dünya kadar emeği zayi olan kişinin ve dolayısıyla ülkemizin zararı büyük olacaktır.

Bu konuda yapılabilecek en doğru şey, sertifikalı fidan almak, daha önce bu konuda çalışmış fidanlığı olan kişilerden referansla hareket etmektir.

Bu konuda birçok fidanlığa imza atmış olan firmamıza danışabilir, referanslarımız bölümünde bugüne kadar geçekleştirmiş olduğumuz fidanlıkların listesini görebilirsiniz. Lütfen daha ayrıntılı bilgi almak için bizi arayınız, bu konu bizim uzmanlığımızdır.
VERİM TABLOSU

(Yerli Çeşit İç Ceviz)
Aralık Mesafe (m) Da / Ağaç Yaş İç Verim
Kg / Ağaç Kg / Da
8 X 8 15 5 – 7 2,7 – 5 40 – 75
8 – 10 5,3 – 8 80 – 120
11 – 15 10 – 23,3 150 – 350
16- 20 28 – 60 420 – 900

1 Dekar (1 dönüm=1000m2) Aşılı Ceviz Kapama Bahçesi 8 x 8 m (AralıkxMesafe) ile 15 fidan

İç Meyve Değeri:
Yaş Kg / Da Fiyat (TL) Tutarı
5 – 7 40 – 75 20 800 – 1500
8 – 10 80 – 120 20 1600 – 2400
11 – 15 150 – 350 20 3000 – 7000
16 – 20 420 – 900 20 840 – 18000
BAHÇE TESİSİ:

Ceviz çok yıllık olduğundan bahçe tesisinde yapılacak bir hatanın giderilmesi oldukça güç ve masraflı olmaktadır. Bahçe tesisinde ön önemli konu çeşit seçimi ve yer seçimidir.

Çeşit Seçimi: cevizde erkek ve dişi çiçekler aynı ağaç üzerinde fakat farklı yerlerde bulunmaktadır. Ceviz kendine verimli olmasına rağmen erkek ve dişi çiçek farklı zamanlarda döllenme olgunluğuna geldiğinden bahçe tesis ederken en az 2 çeşitle bahçe tesis edilmeli ki tozlanma ve döllenme riski azaltılsın. Aksi halde verim düşük olmaktadır. Birbirini tozlayan çeşitler tablo olarak verilmiştir.

Yalova 1 x Yalova 4 KR 1 x Yalova 4

Yalova 2 x Yalova 3 KR 2 x Bilecik

Yalova 3 x Bilecik Şen x Yalova 1

Yalova 4 x Yalova 3 Tokat 1 x Yalova 3

Bilecik x Şebin, KR-2

Kaplan x Yalova 3

Şebin x Bilecik

Ceviz yetiştiriciliğinde çiçek açma zamanına rastlayan ilkbaharın son donları çok önemlidir. Dondan korunmak için bahçeler taban yerlere değil yamaç ve eğimli yerlere kurulması gerekir. Çünkü vadilerde 30-40 m yükseliş ilkbaharda geceleri 3-6 C lik bir artış sağlamaktadır. Ceviz bahçelerinde gelişme durumu ve uzun ömrü dikkate alınarak 10×10 m aralıklarla dikilmesi önerilmektedir. Fidan dikiminde toprağın yapısına bağlı olarak çukurlar en az 60×60 cm derinlik ve genişlikte açılmalıdır. Dikim çukurunun dik kısmına fosforlu ve potaslı gübrelerle depo gübrelemesi yapıldıktan sonra fidan aşı noktası toprak seviyesi üzerinde kalacak şekilde dikilir. Hakim rüzgarın estiği yönde fidanların diplerine herek dikilir, bağlanır ve can suyu verilir. Fidanlar yaprak dökümünden ilkbaharda su yürüyünceye kadar olan dönemde dikim yapılabilir. Kışları ılıman ve çok sert olmayan bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi olmaktadır.

Budama ve Terbiye Şekilleri: Cevizde meyveler 2 yıllık sürgünlerde oluşur. ceviz fazla budama istemez her yıl uygulanan ve düzensiz yapılan budama verim düşüklüğüne yol açar bu durumda çok kuvvetli dal ve sürgün fakat az meyve meydana gelir.

Cevizlere verilecek en iyi şekil 5 dallı değişik doruk dallı şekildir. Dikilen fidanlarda ilk yıllarda sadece boyunlu gözler kesilerek göz budaması yapılır 3. yılında ise şekil budaması yapılır. Daha sonraki yıllarda ölü ve kuruyan dallar temizlenir. Her yıl budama yapılmaz.

Gübreleme: Ceviz en fazla azot ve potasyuma ihtiyaç duyar, fosfor ihtiyacı azdır. En uygun gübreleme toprak ve yaprak tahlili sonuçlarına göre yapılandır. Dikimde azotlu gübre verilmez genel olarak dikim öncesi 10-50 kg TSP, 10-40 kg potasyum sülfat, dikim sonrası 10-30 kg TSP ile 15-45 kg potasyum sülfat dekara verilmelidir. Ayrıca dikim sırasında fidan çukurlarının diplerine 250 gram TSP + 250 gram Potasyum sülfat gübresi ile birlikte depo gübrelemesi yapılmalıdır. Fidanların 1. yaşından başlayarak ağaçın her yaşı için 100 gram / ağaç hesabıyla toprak PH sına göre Amonyum nitrat veya Amonyum sülfat verilir.

Hastalık ve zararlılarla Mücadele: Ceviz antraknozu, Ceviz iç kurdu, ceviz yaprak Gal Akarı cevizde önemli hastalık ve zararlılar olup mücadelesi yapılmalıdır.

Hasat ve Verim: Erkenci çeşitler taze olarak tüketilmeye uygun olup (Kaplan) ağustos ortalarına kadar hasat edilmektedir. Kuru tüketilenler Eylül ortası ekim sonu hasat edilmektedir. Hasat zamanı meyve üzerini örten yeşil kabuk 1/3 çatlayınca hasada başlanır. En uygun hasad silkeleme şeklinde yapılır. Hasatta kesinlikle sırık ve sopa kullanılmamalıdır. Sırıkla yapılan her darbe ağaçın gelecek yıl ürün verecek sürgün uçlarının kırılmasına neden olur. Hasat edilen meyveler yeşil kabuk temizlendikten sonra gölge bir yerde bir örtü üzerine 15-20 cm kalınlıkta serilerek kurutulur. Ayrıca cevizler kabuklardan temizlendikten sonra yıkanmakta 38-43 C ‘de özel yapılmış fırınlarda kurutularak depolanmaktadır. Tohumluk cevizler fırında kurutulmamalıdır.

Aşısız cevizler 7-10 yaşlarında meyve vermeye başladığı halde aşılı cevizler 4 yaşından itibaren meyve vermeye başlamaktadır. Aşısız ağaçlarda 6 kg kabuklu meyveden en çok 1.5-2 kg iç alınırken aşılı ağaçlarda 6 kg cevizde en az 3 kg iç alınmaktadır.

Önerilen aşılı fidanlarla bahçe tesis edildiğinde 5 yaşında 3-4 kg 8 yaşında 15-20 kg 12 yaşında 30-40 kg 14 yaşında 50-75 kg 20 yaşında 80-120 kg arasında kabuklu ceviz alınmaktadır.

Ceviz Fidanı Yetiştiriciliği dikimi,bakımı ve hasadı

Ceviz fidanı yetiştiriciliği için izlenecek en iyi metot, yabani cevizlerin tohumlarından elde edilecek çöğürlerin standart çeşitlerle aşılanması şeklindedir Aşılı ceviz fidanı üretiminde standart çeşitler kadar aşı yapılacak anacın seçimi de önemlidir. Anaç, kuvvetli bir kök yapısına sahip olmalı ve hızlı gelişme göstermeli, verimli olmalı ve her sene meyve vermelidir. Antraknoz (Karaleke), Ceviz yanığı (Xanthomonas juglandis) gibi mantari ve bakteriyel hastalıklara dayanıklı olmalıdır.

Tohum – Anaç Seçimi

Ceviz fidan üretimi için kullanılacak tohumlar, ceviz ağaçlarından toplanmaktadır. Tohumluk cevizler aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:

· Homojen irilikte ve meyve ağırlığı en az 10-12 gram olmalı,

· Sağlam, içi dolgun, yağ oranı yüksek, sap çukuru dar olmalı,

· Yüksek çimlenme özelliğinde (% 80′in üzerinde) olmalıdır.

Cevizler hasattan sonra doğrudan güneş almayan, gölge, havadar ve rutubetsiz yerlerde muhafaza edilmelidir. Tohumluk cevizlerin istenilen sürgün vermesi için tohumlar, 80-90 gün +4°C’ de soğuk depoda tutulmalı veya ekim zamanına kadar bu şartlara uygun olan yerlerde saklanmalıdır.

Ceviz Tohumlarının Ekimi

Ceviz tohumların dikiminde iki noktaya dikkat etmek gerekmektedir:

a. Tohum dikilecek derinlik

b. Tohum dikim şekli.

En ideal dikim derinliği 5-10 cm. arasında, en ideal dikim şekli ise , yanak kısımları yanlara, yapışma yeri (damar kısmı) toprağa gelecek şekilde dizilerek ekilmesidir. Kumlu topraklarda derin, killi ve ağır topraklarda yüzeysel dikim uygulanır.

Image Hosted by ImageShack.us

Şekil 1 . Ceviz tohum ekimi.

Image Hosted by ImageShack.us

Şekil 2. Ceviz çöğürleri

Cevizlerde Uygulanan Aşı Metotları

Meyve ağaçlarının çoğaltılması ve geliştirilmesi için kullanılan metotlardan biri de aşıdır. Gerek çöğürün ve gerek aşı kaleminin kabuk kalınlığının aynı olması, yani aynı yılın sürgünü olması, aşı tutma oranını artırır ve aynı yılda aşı yapılabilir.

Kullanılan aşı yöntemleri ise;

1. Yama Göz Aşısı,

2. Omega Aşısı,

3. Dilcikli Aşı,

4. Yarma Kalem Aşısı,

1. Yama Göz Aşısı :Bu aşıda aşıya başlama zamanı, çöğürün kabuk verip vermediğinin kontrolü ile anlaşılır. Çöğürler aşıya gelmiş ise, aşıdan bir hafta önce sulanmalı, sulamadan 1-2 gün sonra da çöğürlerin yaprakları temizlenerek uç alınmalı ve 2-3 yaprak (soluk dalı) bırakılmalıdır. Aşıda en önemli husus; aşı kalemlerin günlük olarak kesilip kullanılmasıdır. Kullanılan aşı kalemleri ne kadar pişkin ve dolgun olursa, aşı tutma oranı da o derece yüksek olur. Aşı kalemlerinin uç kısmında oluşan gözlerden, zorunlu olmadıkça göz alınmamalıdır. Aşı, çift ağızlı özel aşı bıçağı ile yapılır. Aşı kalemi ile kullanılan çöğür, aynı yılın sürgünü olmalıdır. Aşı yapıldıktan üç hafta sonra aşılar kontrol edilmeli ve aşı bağı çözülmelidir.

2. Omega Aşısı : Omega kalem aşısında da önemli olan, yama göz aşısı uygulanan ve sonuç alınamayan 1-2 yaşlı çöğürlerin araziden sökülerek, aşılanması ve sıcaklık kontrolü yapılan kapalı bir alanda muhafaza edilmesidir.

3. Dilcikli Aşı :

Bu aşı çöğür ile kalemin yaşları farklı, fakat çapları birbirine eşit olması durumunda uygulanır. Özellikle yazın yapılan yama göz aşılarında, aşı tutmayan çöğürlere ikinci yılın ilkbaharında dilcikli aşı uygulanabilir. Kalem ve çöğürün aynı kalınlıkta olması gerekir.

4.Yarma Kalem Aşısı :

Yaz döneminde tutmayan bir yaşındaki çöğürlerle birlikte, 5 yaşındaki yabani ağaçlara dahi bu aşılar uygulanabilir. Çöğürlerle birlikte, 5 yaşındaki yabani ağaçlara dahi bu aşılar uygulanabilir. En önemli konu, ilkbahar döneminde yapılacak aşılarda yabanilerin (çöğür) tepesini aşıdan önce fidanın kalınlığına bağlı olarak, toprak seviyesinden 20-30 cm. yukarıdan kesilmesidir. Bu işlemden sonra özsuyun akıtılması için 7-10 gün beklenmeli ve sonra aşı yapılmalıdır.
Image Hosted by ImageShack.us

Şekil : Yarma aşı

BAHÇE TESİSİ

Bahçe kurulmasında ilk adım dikilecek çeşitlerin belirlenmesidir. Çeşit belirlemede önemli konulardan birisi, cevizin çiçek yapısı ve buna bağlı olarak yeterli tozlanmayı sağlayacak özellik göstermesidir. Bahçe kurulacak yerin yaz ve kış sıcaklıkları önem taşır. Çünkü çeşidin soğuklama ihtiyacına göre yer seçilmezse bitkinin gelişmesinde, çiçeklenme ve meyve veriminde düşüşler olur. Cevizlerin çiçek açma dönemindeki soğuklar çok önemlidir.

Cevizler genellikle gelişme durumu ve uzun ömrü dikkate alınarak 10×10 m, 11×12 m aralıkla dikilmesi önerilmektedir.

Fidan Dikimi

Fidan dikimi ve dikim aralığı toprak yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir.Dikim aralığı zayıf topraklarda 10X10 m. ; kuvvetli, taban yerlerde 12-14 m. olarak ayarlanmalıdır.Çukurlar ise en az 80 cm derinlik, 70 cm genişlik veya 60 cm derinlik, 50 cm genişlik olacak şekilde açılmalıdır. Çukur açılırken üst toprağın bir tarafa ve alt toprağın ayrı bir tarafa çıkarılmasına dikkat edilmelidir. Dikim çukurunun dip kısmına kök gübresi (250 g Triple Süper Fosfat ve 250 g Potasyum Sülfat) karıştırılarak konulmalıdır. Fidanın aşı noktası toprak seviyesinin üzerinde kalacak şekilde dikim yapılmalıdır. Fidan dikimi yapılan yerde hakim rüzgarın estiği yönde fidanların diplerine herek dikilir ve iple bağlanır.

Dikim zamanı kırılan kökler kesilmeli ve fidanın aşı bölgesi topraktan yaklaşık 20 cm. yukarıda kalacak şekilde dikimi yapılmalıdır.Dikilen fidanlarda fidanın şekillenmesi için tepe vurması yapılır.Dikilen fidanların gövdesini güneş yanığından korumak için 1:1 oranında plastik beyaz renkli boya : su karışımı ile fidan gövdeleri boyanmalıdır.Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.

Yeni tesis edilen bahçelerde aşı ile üretilmiş fidanlar kullanılmakta ve bu fidanlar daha erken (yaklaşık 4-5 yaşlarında) meyveye yatmaktadır.

Sonbaharda ağaç yapraklarının dökümünden itibaren ilkbaharda bitkiye su yürüyünceye kadar fidan dikilebilir. Kışları ılıman ve çok sert olmamak şartıyla, kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi olur.

Image Hosted by ImageShack.us

Şekil : Fidan Çukurlarının Hazırlanması.

Ceviz Bahçelerinin Yıllık Bakım İşleri :

Sulama :Yıllık sulama suyu ihtiyacı yağışlarla birlikte 1200- 1350 mm civarındadır. Sulama periyodu geç ilkbahardan başlayıp hasat sonuna kadar devam eder. Geç sonbahar veya kış sulamaları çok kurak yıllarda veya toplam yağışın çok düşük olduğu yerlerde zorunlu olabilir. Toprakta gözlenen su sıkıntısı cevizlerde meyve iriliği ve meyve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tecrübeler ceviz yetiştiriciliğinde yüksek kaliteli iç ceviz üretiminin temelinde en önemli faktörlerin başında sulamanın geldiğini göstermektedir.

Gübreleme : Bahçe tesis edilmeden önce toprak analizleri ile besin maddesi kapsamı öğrenilmeli ve eksikliği tespit edilen besin maddeleri tamamlanmalıdır. Çünkü bitki besin maddeleri eksikliği, büyüme ve gelişmenin bir aşamasında duraklamaya neden olabilir. Yüksek kireç miktarı, bazı elementlerin alımını engellemektedir. Örneğin kireçli toprakta demir eksikliği oldukça yaygındır. Ceviz bahçelerinde yapılacak bir gübreleme programında, mutlaka yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.

Dikimden önce yalnız fosfor ve potasyumlu gübre uygulanır. Dikimde azotlu gübreleme yapılmaz.

Şayet toprak analizi yapılmamışsa önerilen gübre miktarı aşağıdaki çizelgedeki gibidir.

Gübre Çeşidi

Gübre Miktarı

Verilecek Zaman

Azot

Yok

Dikim Zamanı

Amonyum sülfat veya Amonyum nitrat

100 Gr/ ağaç

(Ağacın her yılı için)

ph göre

Triple süper fosfat

10-50 Kg/dekar

Dikim Öncesi

Potasyum sülfat

10-40 kg/dekar

Dikim Öncesi

Triple süper fosfat

10-30 kg/dekar

Dikim Sonrası

Potasyum sülfat

15-45 kg/dekar

Dikim Sonrası

Budama : Ceviz fazla oranda budama gerektirmeyen bir meyve türü olup, ilk fidanlar dikimde istenilen taç sistemini oluşturmak için sağlam 5-12 göz üzerinden budanırlar.İlk yılın kış budamasında doruk dal 180 cm.’den kesilir.Ayrıca doruk dalın tepe kısmına yakın boyunlu gözler koparılır.Seçilen ilk ana dalın altındaki kuvvetli sürgünlerde uç alma yapılır.İleriki yıllarda verimi artırmak amacıyla taç içerisini sıklaştıran fazla kalınlaşmamış dallar dipten, taç yüzeyini oluşturan dallar ise 2-3 yıllık dal seviyelerinden budanarak seyreltme yapılır.Yaklaşık ağaç başına verim 120-150 kg.’dır.

Hasat ve Sonrası

Cevizde hasat zamanını belirleyen en belirgin özellik, yeşil kabuğunun (yaklaşık kabuğun 1/3’ünün) çatlamasıdır. İdeal hasat, dallarda silkeleme şeklinde yapılanıdır. Kesinlikle sopa, sırık vb. kullanılmamalıdır. Hasat edilen cevizlerin yeşil kabukları hemen temizlenir ve havalı bir yerde örtüler üzerine serilerek kurutulur.Böylece cevizde kalitede bir kayıp olmaz.Tohumluk için ayrılan cevizler ise güneş almayan, havalı ve gölge bir yerde dikim tarihine kadar muhafaza edilmeli, kesinlikle fırında kurutulmamalıdır.

Hastalık Ve Zaralıları: En çok görülen hastalık ve zararlıları Karaleke (Ceviz yanıklığı), Antraknoz (Mantar hastalığı) ve Ceviz iç kurdudur.

SIK SORULAN SORULAR

* SOFRALIK CEVİZDEN FİDAN YETİŞTİRİLMİ?

SOFRALIK CEVİZLERDEN FİDAN ÜRETEBİLİRSİNİZ ANCAK DİKTİĞİNİZ TOHUMLA ALACAĞINIZ MEYVENIN BİRBİRİYLE ALAKASI OLMAZ. YANI KENDINE BENZEME OLAYI YOKTUR. BU ŞEKILDE BIR DIKIMDEN SONRA ÇIKAN FIDANLARIN MUTLAK SURETLE AŞILANMASI GEREKİR.

* AŞI NASIL VE HANGİ SEZONDA YAPILIR ?

SİTEMİZDE BULUNAN VİDEOLARDAN AŞININ NASIL YAPILACAĞINI ÖĞRENEBİLİRSİNİZ.AŞI İÇİN MART SONU VE NİSAN BAŞI UYGUNDUR.

* CEVİZ DİKİMİNE BAŞLAMADAN ÖNCE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

UYGUN YER SEÇİMİNİN ARDINDAN TOPRAK ANALİZİ YAPILMALI VE UYGUN FİDAN SEÇİMİ YAPILMALIDIR.

* FİDAN DİKİLİRKEN ÇUKUR DERİNLİĞİ VE GENİŞLİĞİ NE KADAR OLMALIDIR?

EN AZ 70-80 CM DERİNLİK VE GENİŞLİĞİNDE OLMALIDIR.

* ÇIPLAK KÖKLÜ AŞILI CEVİZ FİDANI NE ZAMAN DİKİLİR?

FİDANLAR YAPRAĞINI DÖKTÜKTEN SONRA DİKİM YAPILABİLİR.KIŞLARI SERT GEÇEN YERLERDE İSE MART -NİSAN AYLARINDA DİKİLEBİLİR.

* TÜPLÜ AŞILI CEVİZ FİDANI NE ZAMAN DİKİLİR?

TÜPLÜ FİDANLAR HER MEVSİM DİKİLEBİLİR.

* CEVİZ AĞAÇLARININ ARALIĞI NE KADAR OLMALIDIR

AĞAÇLARIN ARASI EN AZ 10-12 METRE OLMALIDIR.

* CEVİZLER ARASINA BAŞKA MEYVE DİKİLEBİLİRMİ?

BODUR TÜRÜ MEYVE VEYA ÜZÜM ASMASI DİKİLEBİLİR.

* CEVİZDE BUDAMA YAPILIRMI?

EVET YAPILIR .ŞEKİL BUDAMASI VE ÜRÜN BUDAMASI YAPILIR.

* BODUR CEVİZ FİDANI VARMIDIR?

HAYIR.CEVİZDE BODUR YOKTUR.

* FİDAN FİYATLARI HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM

GÜNCEL FİYATLARIMIZ FİYAT-SİPARİŞ SAYFAMIZDA BULUNMAKTADIR.

* CEVİZ DİKMEK İSTEDİĞİM ARAZİ YÜKSEK RAKIMLI VE RÜZGARLI ,CEVİZ YETİŞMESİNE ENGEL OLURMU?

RÜZGAR VE AYAZ BÜTÜN ARAZİLERDE OLUR.DİKTİGİNİZ FİDANIN YANINA Bİ DESTEK SOPASI YAPARSANIZ HERHANGİ BİŞEY OLMAZ.SUYUNUZ VARSA CEVİZ DİKEBİLİRSİNİZ

* KÖYDE 8 DÖNÜM KADAR BİR ARAZİM VAR. BUNU DEĞERLENDİRMEK İSTİYORUM. BİR ARKADAŞIMIN TAVSİYESİ ÜZERİNE CEVİZ BAHÇESİ YAPMAYA KARAR VERDİM. ANCAK BİZİM BURALARDA RAKIM ÇOK DÜŞÜK. BU KONUDA BİRAZ ENDİŞELİYİM.

RAKIM DÜŞÜK OLDUGU İÇİN CEVİZLERDE YANMA OLAYI DA OLMAZ.BUDA SİZİN İÇİN İYİ BİR AVANTAJDIR.HİÇ ENDİŞENİZ OLMASIN KAMAN 1 VE 5 SİZİN ORDA DAHA İYİ VERİM VERİR.

* BENİM TRAKYA’DA SAHİLE YAKIN BİR ARAZİM VAR, YERİM SAHİLDEN 4 KM UZAKTA VE YAN TARAFINDA ORMAN BULUNMAKTADIR.BEN BU ARAZİME KAMAN CEVİZ AĞACI EKMEK İSTİYORUM.AMA BURALARDA YETİŞTİREBİLİRMİYİZ

TRAKYA DA KURDURMUŞ OLDUĞUMUZ BAHÇELERİMİZ MEVCUTTUR CEVİZ YETİŞECEĞİNDEN EMİN OLABİLİRSİNİZ.DENİZE SIFIR ARAZİ DE BİLE BALIKESİRDE ÇOK İYİ NETİCELER ALDIK BU YÖNDEN ŞÜPHENİZ OLMASIN. CEVİZİ NE ZAMAN DİKECEĞİNİZ KONUSUNA GELİNCE TOHUM OLARAK DİKECEĞİNİZ CEVİZLERİ ARALIKTA DİKMENİZ GEREKMEKTEDİR. EĞER FİDAN DÜŞÜNÜYORSANIZ KASIM DAN NİSANA KADAR DİKEBİLİRSİNİZ( YAPRAK DÖKÜMÜ OLDUKTAN İTİBAREN)

* NEDEN KURAK ARAZİLERDE CEVİZİN TOHUMDAN EKİLMESİ GEREKİYOR BU KONUDA BİRAZ DAHA AÇIKLAMA YAPARMISINIZ?

TOHUM EKIMINDE TOPRAK HAZIRLAMAYA BAKARSANIZ 1 METRE DERİNLIK TE ÇUKUR KAZILIYOR, GUNEŞ GÖRMÜŞ TOPRAKLA HAYVAN GUBRESİ KARIŞTIRILINCA TOHUM ALTINDA 90 CM GÜBRELİ YUMUŞAK TOPRAK OLUYOR.TOHUM MART AYINDA ÇİMLENİNCE KÖK OLUŞUYOR.KÖK 30 CM OLUNCA FİDAN 10 CM, KÖK 70-80 CM OLUNCA DA FIDAN TOPRAK UZERİNDE 20 -25 CM OLUR.AYDA BIR DEFA SU VERMENIZ YETERLİ OLUR.AMA FİDANLAR TOPRAKTAN SÖKÜLÜRKEN KÖKLER ZARAR GÖRÜYOR,ÖZELLIKLE KAZIK KOK KESİLİYOR.KOK YENILENMESİ İÇİN AŞIRI SU ISTER HATTA HAFTADA BIR DEFA BILE SU ISTER SULANMAZSA FIDAN KURUR.

* BENİM ….DÖNÜM TARLAM VAR RAKIM 1300 CİVARI ARAZİ EGİMLİ CEVİZ FİDANI DİKMEK İSTİYORUM ALT YAPI OLARAK NE YAPMAM GEREKİYOR ARAZİM TAHMİNİ OLARAK KAÇ FİDAN ALIR MALİYETİ NE OLUR ANAHTAR TESLİM İŞLER YAPIYORMUSUNUZ YADA BİZİ YÖNLENDİREBİLİRMİSİNİZ TEŞEKÜRLER

1 DÖNÜM YERE 10 ADET FIDAN DİKİLİR.IKI FIDAN ARASI 10 METRE OLURSA IYI OLUR.1300 RAKIMLI YERDE KAMAN ÇEŞİTLERI YAŞAR ALT YAPI OLARAK BAHÇENİZİN ETRAFINI ÇEVİRİN TEMIZCE VE DERİNCE SÜRDÜRÜN,SU OLMASI GEREKIR. ANAHTAR TESLIMI YAPMIYORUZ AMA BIR ELEMAN GONDERİYORUZ. DIKIMI YAPTIRIYORUZ.

* CEVİZ DİKMEK İSTİYORUM. BAZI YILLARDAKİ AŞIRI İLKBAHAR SĞUKLARI BENİ KORKUTUYOR. BUNUNLA İLGİLİ ÖNLEMLERİNİZ VARMI.AYRICA 120 CM LİK BİR FİDANI DİKTİĞİMİZDE AĞAÇ 10 YIL SONRA KAÇ KG MEYVE VERİR?

GEÇ KALAN SOĞUKLAR ASLINDA HER ÇİFTÇİNİN BAŞINDA OLAN BİR SORUNDUR ANCAK SİZE TAVSİYE EDECEĞİMİZ CEVİZLER GEÇ KALAN SOĞUKLARDA UÇ GÖZLER DONSA BİLE YAN GÖZLERDEN TEKRAR MEYVE VERMEKTEDİRLER. YANİ KAMAN 1, KAMAN 5, YAYLA 1, GÖÇMEN 1. BU ADINI YAZMIŞ OLDUĞUM CEVİZLER İLKBAHAR DONLARINDAN ETKİLENMEZLER. 2. SORUNUZA GELİNCE 120 CM LİK CEVİZDEN BAHSETMİŞSİNİZ BU KONUDA SİZE YARDIMCI OLMAMIZ İÇİN CEVİZİN CİNSİ VE YAŞI ÖNEM TAŞIMAKTADIR. ÖRNEĞİN 2 YAŞINDAKİ KAMAN CEVİZİNDEN 10-50 ADET MEYVE ALABİLMEKTEYKEN 10 YAŞINDA TİCARİ GETİRİSİ BAŞLAMAKTADIR YANİ EN AZ 2000 MEYVE ANCAK DİKTİĞİNİZ CEVİZİN CİNSİ İYİ OLMAZSA 10 YAŞINDA DA MEYVE ALAMAZSINIZ YİNE TEKRARLAMAK GEREKİRSE KAMAN 1,5- YAYLA 1 VE GÖÇMEN 1 DE BU DEĞERLER EN AZ 1000 İLA 2000 OLMAKTADIR.

* MERSİNDE 1500 RAKIMLI BİR YAYLADA 50 DÖNÜM KADAR CEVİZ YETİŞTİRMEK İSTİYORUM KAMAN CEŞİDİNİ ÇOK METHETTİLER BU RAKIMDA BAŞARILI OLURMUYUZ. CEVİZ AĞACI TAM VERİME NE ZAMAN YATAR EKONOMİK OLARAK ELMA ŞEFTALİ GİBİ ÇEŞİTLERDEN İYİMİDİR. PAZARLAMA SIKINTISI VARMIDIR. AYRICA YAYLAMIZDA SU PROBLEMİ YOK AMA BAZEN İLKBAHAR ERKEN DONU NADİRENDE OLSA GÖRÜLÜYOR.

MERSİNE BU GÜNE KADAR BİR ÇOK FİDAN YOLLADIK, HERHANGİ BİR OLUMSUZLUKLA KARŞILAŞMADIK. ZATEN KAMAN CEVİZLERİNİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİNDEN BİRİ DE GEÇ KALAN İLKBAHAR DONLARINDAN ETKİLENMEMESİ. O KONUDA ŞÜPHENİZ OLMASIN. EKONOMİK GETİRİ AŞILI CEVİZLERDE 7-10 YAŞINDA BAŞLAR. CEVİZ BİRAZ DAHA KARLIDIR.

* SULAMA İMKANIMIZ KISITLI.NE GİBİ BİR TAVSİYEDE BULUNURSUNUZ?TOPRAK TAHLİLİ YAPTIRMAMIZ GEREKLİMİDİR?

KAMAN-1 KAMAN-5 VE YAYLA-1 TÜRLERİNİ TOHUMDAN EKMENİZİ ÖNERİRİZ.TOPRAK TAHLİLİ YAPTIRARAK TOPRAĞINIZIN VİTAMİN-MİNERAL VB.DEĞERLERİNİ ÖĞRENMENİZDE FAYDA VARDIR.

* KAMAN CEVİZİ KAÇ YAŞINDA KAÇ KİLO MEYVE VERİR.ÖMRÜ NE KADARDIR?

KAMAN CEVİZİ 3-4 YAŞINDA MEYVE VERMEYE BAŞLAR.EKONOMİK GETİRİSİ 10 YAŞINDA BAŞLAR.CEVİZ AĞAÇLARI 200-250 YIL YAŞAR.

* KAMAN CEVİZ ÇEŞİDİ GELİBOLU BÖLGESİNDE YETİŞR Mİ? FİDANLARI NEREDEN TEDARİK EDEBİLİRİZ?

GELİBOLU(ÇANAKKALE)’DA KAMAN CEVİZİNİN YATİŞMEMESİ İÇİN HİÇBİR SEBEP YOK İKLİM ELVERİŞLİ. FİDAN TEMİNİ İÇİN SİTEMİZDE TELEFON NUMARAMIZ MEVCUTTUR. ORADAN TELEFON YA DA SİPARİŞ FORMU YOLUYLA SİPARİŞİNİZİ VEREBİLİRSİNİZ.

* ARAZİMİZDE SULAMA İMKANIMIZ YOK.ANCAK CEVİZ DİKMEK İSTİYORUZ.NE TAVSİYE EDERSİNİZ.

CEVİZ FİDANLARI İLK 2 YIL DÜZENLİ SULAMA İSTER.SULMA İMKANINIZ YOKSA VERİM ALAMAZSINIZ.

* BENİM DÖNÜM ARAZİM VAR. BURAYA CEVİZ FİDANI DİKSEM DEVLET DESTEĞİNDEN FAYDALANABİLİRMİYİM.SERTİFİKA VE FATURA VERİYORMUSUNUZ? BİRDE BENİM MEMUR OLMAM DESTEKTEN FAYDALANMAMA MANİ OLURMU.DESTEKLEMEYİ ALACAK OLURSAK HANGİ AŞAMADA ÖDENİR?DÖNÜM BAŞINA DESTEK ÖDEMESİ NE KADARDIR? BU KONULAR HAKKINDA BENİ BİLGİLENDİRİRMİSİNİZ.

DEVLET MEMURU OLMANIZ DEVLET DESTEGİ ALMANIZA MANİ OLMAZ. SERTİFİKA VE FATURA VERİYORUZ.DESTEKLEMEYİ 2 AY İÇERİSİNDE ALIRSINIZ. ŞARTLARI EN AZ 10 DÖNÜM ARAZİ OLMASI,AŞILI CEVİZ DİKİLMESİ,FATURA,SERTİFİKA VE ARAZİNİN TAPU FOTOKOPİSİ İLE TARIM MUDURLUKLERİNE BAŞVURU YAPMANIZ YETERLİ OLUR.DÖNÜM BAŞINA 120 YTL DESTEK VERİLMEKTEDİR.

* MEYİLLİ ARAZİDE CEVİZ YETİŞİRMİ?

ARAZİNİN MEYİLLİ OLMASI BİR SORUN TEŞKİL ETMEZ.ANCAK MEYİLLİ ARAZİLERDE AĞAÇLARIN ARASININ EN AZ 12 METRE OLMASI GEREKLİDİR.

* TOPRAK TAHLİLİNİ NEREDE YAPTIRABİLİRİM?

TOPRAK TAHLİLİNİ İL VE İLÇE TARIM MÜDÜRLÜKLERİNDE YAPTIRABİLİRSİNİZ.

* BENİM CEVİZ YETİŞTİRECEK YERİM YOK FAKAT BİR KAÇ DÖNÜM YER ALIP CEVİZ DİKMEK İSTİYORUM.YER ALANA KADAR 20 LT LİK BÜYÜK KOVALARA CEVİZ DİKEREK KAÇ SENE YETİŞTİREBİLİRİZ.DAHA SONRA ONU BAHÇEYE DİKEBİLİRMİYİZ FİDANLIĞINIZDA KAMAN CEVİZİNDEN BAŞKA ÇEŞİDİNİZ VARMI AŞILI ŞEBİN VE BİLECİK GİBİ.SAYGILARIMLA

KOVALARA DİKTİĞİNİZ CEVİZLERİ 2-3YIL BEKLETEBİLİRSİNİZ.FİDANLIGIMIZDA ŞEBİN, BİLECİK,KR 1, KR 2 VE KAMAN CEVİZ ÇEŞİTLERİ MEVCUTTUR

* ÇIPLAK KÖKLÜ FİDAN DİKMEK Mİ DAHA İYİDİR..*YOKSA TÜPLÜ FİDAN DİKMEK Mİ?

ZAMAN VE YERE GÖRE DEĞİŞMEKLE BİRLİKTE TÜPLÜ FİDAN DİKİMİ DAHA İYİDİR.

* FİDANLARI DİKERKEN KULLANILACAK OLAN GÜBRE YANMIŞ MI OLMALI?YOKSA TAZE HAYVAN GÜBRESİ DE KULLANABİLİRMİYİZ?

TAZE GÜBRE PARAZİT,KURT VB OLUŞUMUNA NEDEN OLACAĞINDAN KULLANILMASI TAVSİYE EDİLMEZ.

* YAN GÖZ VCERİMLİLİĞİ VE RANDIMAN NE DEMEK. BURALARDAKİ % LİK İFADELER NE ANLAM GELİYOR ?

YAN GÖZ CEVİZ AGACININ UÇ DALLARIDAN YANLARA ÇIKAN DALLARA DENIR. RANDIMANDA 1 KG KABUKLU CEVİZDEN ÇIKAN İÇ ORANIDIR.YANI %67 RANDIMANLI 1 KG KABUKLU CEVİZDEN 670 GR IÇ ÇIKAR.

* CEVİZ TOHUMU NE ZAMAN DİKİLİR?FİDAN NE ZAMAN DİKİLİR?

CEVİZ TOHUMU KASIM AYI SONU TOPRAK SOGUYUNCA VEYA TOPRAĞA KIRA DUŞÜNCE DİKİLERSE CEVİZ ÇÜRÜME YAPMAZ SAGLIKLI FİDAN VERİR.
FİDAN İSE;TÜPLÜ FİDAN HER MEVSİM DİKİLİR,ÇIPLAK KÖKLÜ FİDAN ISE AĞAÇ YAPRAKLARI DÖKÜNCE DİKİM BAŞLAR TA Kİ SONRAKI YAPRAK AÇMA ZAMANINA KADAR DİKİM YAPILABİLİR

CEVİZ VE CEVİZ KABUĞU FAYDALARI:
Cevizin ve ceviz kabuğunun faydalarıı saymakla bitmez.Sağlığınızın doğal ilacı olan cevizin yararları saymakla bitmiyor. Ceviz damarları açıyor, kalp krizi riskini yüzde 50 oranında azaltıyor

Gümüşhane Tarım İl Müdürlüğü Kontrol Şube Müdürü Mehmet Özdemir, cevizin beynin küçük bir modeli ve insan sağlığı açısından çok önemli bir besin maddesi olduğunu söyledi. İnsan vücudunda gümüş iyonuna ihtiyaç duyan tek organın beyin olduğunu belirten Müdür Mehmet Özdemir, şöyle konuştu:

Kan dolaşımını düzeltiyor

“Ceviz ağaçlarının evlere çok yakın dikilmemesi ve etrafı kapalı ceviz bahçelerinde saatlerce şekerleme yapmanın sakıncalı olduğuna dikkat çekilse de, kökü, yaprakları, kabuğu ve meyveleriyle tam bir şifa kaynağı olduğu artık herkes tarafından bilinir.

Bilimsel çalışmalar sonucunda cevizin damar koruyucu, ishal kesici, cildi temizleyici, siğil giderici, hipoglisemik ve tümör engelliyici özelliklerinin olduğu belirlenmiştir. Ceviz kan dolaşımını düzenler, karaciğer fonksiyonlarını düzenler, serum kolesterolünün azalmasını sağlar ve anormal antikor oluşumunu engeller.”

Cevizin bir kalp dostu da olduğunu anlatan Özdemir, sert kabuklu meyvelerde yer alan çoklu doymamış yağ asitlerinin kalp-damar hastalıklarında önleyici rol oynadığının bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını söyledi.

Mayıs ayında daha yaprakları gelişmeden açmaya başlar. Taze yapraklar haziranda, yeşil cevizleri haziran ortasında içine tırnak batırılabilecekken ve olgun meyveler ise eylülde toplanır.

KULLANIM TABLOSU

Çay: Bir ç.ay kaşığı ufak ufak kesilmiş ceviz yaprakları 250 gr. Suda kaynatılır, az demlenir ve süzülür.

Banyolar: Dolu banyo için 100 gr. Yaprak, yıkamalar için bir dolu çay kaşığı 250 gr. Su içilir.

Şurup: Yeni yeşil ceviz bölünür. Geniş ağızlı bir şişeye konur, üstüne bir litre tahıl şarabı dökülür, öyle ki, cevizleri, iki üç parmak kapasın. Şişe iyi kapatılır üç dört hafta güneşte veya sıcak odada bırakılır, sonra süzülür ve şişelere boşaltılır.

Likör: Süzülmüş şurubun üstüne iki üç karanfil, bir parça tarçın kabuğu, bir ufak vanilya ve yıkanmış yarım portakal kabuğu ilave edilir. Ancak portakal soyulmamış olmalıdır. 250 gr. Su ve yarım kilo toz şekeri kaynatıp hepsini birbirine karıştırırsanız, güzel bir ceviz likörü elde edersiniz.

HASTALIKLAR

Kabızlık, iştahsızlık, kan temizleme, sarılık, şeker hastalığı, el ve ayak tırnaklarındaki iltihaplar, saçlardaki konak ve uyuza, ergenlik sivilceleri, cerahatli çıbanlar, kadınlardaki akıntılara, aft, gırtlak, diş etleri ve boğaz hastalıklarında, saç dökülmesine ve bitlenmeye banyoları iyi gelir. Beraberinde bol masaj yapılmalıdır.

CEVİZİN SAÇ A FAYDALARI:
Suna Dumankaya dan Saç Bakım Önerileri
Saç Dökülmesine Farklı ve Pratik Çözümler

Ceviz yaprağı ve faydaları hakkında ;
* Ceviz yaprağının kan durdurucu-sıkıştırıcı, kuvvetlendirici tonik ve bağırsak kurtlarını veya solucanlarını düşürücü etkisi vardır.
* Yaprak çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıklarda ve kan temizliğinde etkilidir. Başarıyla kullanıldığı öteki hastalıklar ise, ş ve sarılıktır.
* İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri vardır.
* Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır.
* Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca, frengi , egzema, herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilir.
* Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir.
* Bu suyla yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzemalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelir.
* Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılmalıdır.
* Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir.
* Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır.
* Bu sıvı ayrıca, kafa bitine karşı da çok etklidir.
* Haziran ortasında toplanan cevizlerden, mide, karaciğer ve kanı temizleyen, mide yorgunluğunu ve bağırsak çürüklüğünü gideren çok etkili bir ceviz tentürü elde edilir. Bu tentür, ayrıca kan koyuluğuna karşı da çok yararlıdır.
ÖNEMLİ UYARI : İçerdiği tanen maddesi duyarlı kişilerde bazen mide bulantısı veya kusmaya yol açabilir. Bunun dışında, ceviz yaprağının bilinen bir yan etkisi yoktur.
CEVİZ YAPRAĞI ÇAYI
1- Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 4-5 dakika demlendirilir ve süzülür. Gün boyunca 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir. 2- Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 2-3 dakika boyunca hafif ısıda kaynatılır. Süzülen çay kullanıma hazırdır. Günde 2-3 bardak içilir.
BANYO HAZIRLAMAK : Tam banyolar için, iki büyük avuç ince kıyılmış yaprak, akşamdan 2-3 lt suya eklenir. Sabahleyin hafif ateşte 4-5 dakika kaynadıktan sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Gerektiğinde, bitki miktarı bir misli arttırılabilir.

İlgili veya benzer nitelikli ansiklopedik bilgi içeren diğer sayfalar:

1. Ceviz Fidan Çeşitleri ve Ceviz Yetiştiriciği (31.9) Ceviz Fidan Çeşitleri YALOVA -1 Salkımda meyveler 1-2′li olup, kabuk...
2. Ağustoscevizi (25.7) Ağustoscevizi, Meyve. Daha çok Amasya’da yetişen bir ceviz çeşidi. Meyvesi...
3. AKPINAR (21.7) AKPINAR Anadolu’da çeşitli yerlerin adı. Başlıcaları: Akpınar, Güneydoğu Anadolu’­da, Adıyaman...
4. PTEROCARYA (21.3) PTEROCARYA i. Asya ceviz ağacı. (Ceviz­gillerden.) —ANSiKL. Pterocarya’nın meyvesi bürüm...
5. AŞI (20) AŞI i. Meyve. Anaç denen başka bir bitkiye yapıştırıp kaynaştırmak...
6. BAHÇESARAY (19) BAHÇESARAY, esk. Müküs, Doğu Anadolu’nun Hakkâri bölümünde Van ilinin Ge­vaş...
7. BADIÇ (18.4) BADIÇ i. Bot. Kendiliğinden açılan bakla biçiminde kuru kabuklu meyve....
8. BUĞDAYSI meyve (18) BUĞDAYSI meyve i. Çatlama çizgisi bu­lunmayan, tek tohumlu kuru meyve....
9. BADEMLİ (17.8) BADEMLİ, esk. Bademiye, Ege bölgesinde İzmir ilinin ödemiş ilçesine bağlı...
10. AKALA (16.6) AKALA i. Zır. Yurdumuzda ekilen, amerikan tohumundan üretilmiş bir pamuk...
11. SACRAMENTO (16.4) SACRAMENTO, A.B.D.’de şehir, Kali­forniya eyaletinin merkezi, American River kıyısında, ırmağın...
12. ASÎ veya ASA (16) ASÎ veya ASA sıf. (ar. asi). Esk. Uygun, elverişli. ||...

Cevizli Yemek Tarifleri
Baklava

MALZEMELER

Yaklaşık 6 su bardağı baklavalık un
3 yumurta
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı su
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Bir tutam tuz
500 gr ceviz
250 gr buğday nişastası

ÜZERİ İÇİN:
250 gr (10 çorba kaşığı) tereyağı (tercihen sadeyağ)

ŞERBETİ İÇİN:
4 su bardağı toz şeker
4 su bardağı su
Yarım limonun suyu

Baklava Tarifi

Şekerpare, Mantı, Ayva Tatlısı, Peynirli Poğaça, Arnavut Ciğeri,

Baklava Tarifi

Geniş bir yoğurma kabına unun yarısını eleyerek koyun. Unun ortasını havuz biçiminde açın. Ortadaki havuza yumurta, süt, su, zeytinyağı ve bir tutam tuz koyun. Önce parmak uçlarınızla ortadaki bu karışımı karıştırın. Daha sonra parmak uçlarınızla kenarlardaki undan da alarak yumuşak kıvamlı bir hamur haline getirin. Gerektikçe un ilave edin. Hazırladığınız hamurdan 20 beze yapın. Bezeleri unlanmış mutfak tezgâhı üzerinde teker teker yoğurarak özlendirin. Üstlerini bir bezle örtüp 20-30 dakika dinlendirin. Cevizi ayıklayıp incecik dövün. Geniş bir tepsiyi yağlayın. Hazırladığınız bezelerden birini mutfak tezgâhına alın. Birer avuç nişasta ve unu altına üstüne paylaştırın. İnce bir oklavayla, açabildiğiniz kadar ince açın. Hazırladığınız baklava yufkasını düz bir şekilde tepsiye döşeyin. Tepsiden sarkan kısımlarını kesip ayrı bir yerde biriktirin. Yufkanın üzerine elinizle ceviz serpiştirin. Tüm bezeleri bu şekilde açarak aralarına ceviz serpiştirip tepsiye döşeyin. Kat kat bütün yufkaları tepsiye yerleştirdikten sonra keskin bir bıçakla baklava dilimlerini kesin. Fırını 170 (turbo 150) derecede ısıtın. Bir tavada tereyağını eritin. Fokur fokur kaynaymca ateşten alıp hemen baklava tepsisinin üzerine gezdirin. Tereyağı yufkaya değdikçe cızır cızır etmeli.
Tepsiyi sıcak fırının alttan ikinci rafına yerleştirin. Baklavanın üzeri pembeleşmeye başlayınca fırın sıcaklığını 150 (turbo 130) dereceye düşürün. Toplam 30-40 dakikada baklavanın içi de pişmiş olur. Tepsiyi fırından alıp ılınmaya bırakın. Suyla şekeri ateşe koyup bir taşım kaynatın. Şerbet hafifçe koyulaşana kadar, yaklaşık 10 dakika kısık ateşte kaynatın. Üzerine limon suyunu sıkıp 1-2 dakika sonra ateşten alın. Baklava ılık, şerbet sıcakken şerbeti baklavanın üzerine gezdirin. 2-3 saat, şerbetini çekmesi için beklettikten sonra tatlımızı servis yapabilirsiniz. Diğer Tatlı Tarifleri

NOT: Baklavanızın daha da kıtır kıtır olmasını istiyorsanız, buğday nişastası yerine aynı ölçülerde mısır nişastası kullanabilirsiniz

Yemek Tarifleri / Tatlılar Tarifi

CEVİZLİ TATLI TARİFİ

1 çorba kaşığı zeytinyağı
5 çorba kaşığı çekilmiş ceviz
1 çorba kaşığı yoğurt
1 adet yumurta
1 limon kabuğu rendesi
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 su bardağı çekilmiş ceviz
5 su bardağı un
1 tutam tuz
şurubu için:
3 su bardağı toz şeker
yarım limon suyu
3 su bardağı su
Yapılışı Zeytinyağı, yoğurt, yumurta, limon kabuğu rendesi, tuz ve kabartma tozunu derin bir kapta karıştırın. Un ve cevizi ilave edip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun.

Hazırladığınız hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp burma şekli verin. Rendenin ince tarafına hafif bastırarak üzerine desen yapın. Yağlanmış tepsiye aralıklı olarak dizip önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında pembeleşinceye kadar pişirin.

Şurubu hazırlamak için, tencerede toz şeker ile suyu kaynatın. Koyulaşınca limon suyu ekleyin. Birkaç dakika sonra ateşten alıp ılımaya bırakın. Tatlıyı fırından çıkarın. ılık şurubu üzerine dökün. Şurubunu çekince üzerine ceviz serpip servis yapın.
Cevizli Çiğ Köfte

Bulguru süzgeçte yıkayıp yuğurma kabına alalım,içine ince kıyılmış kuru soğanı ,biber salçasını kimyonu koyup elmizle bulguru ezerek yuğuralım ,biraz bulgur toparandıktan sonra cevizini katalım (cevizleri ben havanda dövüyorum siz iserseniz rondo veya benzeri bir alet 'te kullanabilirsiniz) ceviz ilavesiyle yuğurma işlemine devam ta ki bulgur iyice yumuşayıp özleşsin, bir parça tadına bakın sizce iyiyse ,servis abağına elimizle köfteleri sıkarak yerleştirelim üzerine biraz ceviz serpip servis yapalım...

CEVİZ REÇELİ

Ceviz reçeli cevizler misket büyüklüğünde iken toplanır. Yeşil kabukları soyulup 10 gün su dolu kapta hergün suyu 5-6 kez değiştirilip. Bekletilir 10 gün sonra kireçli su ile yıkanıp pekmez bir miktar bal ile kaynatılır kıvamına gelince sogumaya bırakılır.

NİÇİN KAMAN CEVİZİ YEMELİYİZ ?

CEVİZ KÖMESİ / CEVİZ SUCUĞU

Osmanlı imparatorlugu döneminde osmanlı padişahlarının tatlı enerji ve zeka veren yiyeceklerin ham maddesi olan cevizler kaman cevizi ile yapılırmış.

Osmanlı imparatorlugu döneminde çeşitli sancakladan gelen cevizlerin tadını begenmeyen osmanlı padişahları özel ulak veya özel kuriyelerde kamandan ceviz aldırıp kaman cevizlerinden ceviz kömesi, ceviz sucugu, ve ceviz pestili yaptırırlarmış.

Ceviz kömesi yapımı: cevizler bir ipe dizilir daha sonra pekmez, bal,un bir kapta hazırlanarak oluşan karışıma ipe dizilen cevizler yapılan karışıma batırılatak 2 saat bekletilirç 2saat sonra tekrar batırılarak kurumaya bırakılır istenildiğinde yenmeye hazır olur.yapılan ceviz kömesi tamamen organiktir


% 100 doğal kaman cevizi yemek için 10 önemli neden
1)Ceviz kalphastalıklarını,inmeyi,diyabeti,yüksek kan basıncını ve klinik deoresyonu azaltır
2)Kandaki kolesterol seviyesini düşürür.
3)Kalın bagırsak,gögüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korur.
4)İyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranına göre artmasına yardımcı olur.
5)Ceviz, kan-damar sisteminin rahatlamasını sağlar.cevizdeki yağ asitlerinin, kalp hastalıklarını önleme etkileri vardır.
6)Ceviz, hafızayı güçlendirir.
7)Ceviz, uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırır.
8)Ceviz,uyku düzensizliği çeken kişilerde uyumarahatsızlıklarını ortadan kaldırır.
9)Ceviz,antioksidan özelliği dolayısıyla sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların oluşmasını önler.
10)Ceviz, antioksidan savunmada önemli olan manganez ve bakır içerir.


KAMAN CEVİZİNİN ÖZELLİKLERİ
1- Periodisite göstermemeli ,yani bir yıl çok bir yıl az ürün vermemeli her yıl muntazam meyve vermelidir.
2- Randımanı yüksek olmalı yani 100 kg kabuklu cevizden en az 66 kg iç ceviz elde edilmelidir.
3- Verimi yüksek olmalı eşit koşullara sahip normal ceviz ağaçlarına göre iç ceviz olarak 8-10 kat daha fazla ürün vermelidir.
4- Hastalık ve haşarıya karşı dayanıklı olmalıdır.
5- İlk baharda geç kalmış donlardan etkilenmemeli normal şartlarda 3 hafta geç çiçek açmalıdır.kendi kendini dölleyebilmelidir.
6- Kabukları ince olup elle kolayca kırılmalıdır.
7- Şiddetli kış donlarına dayanıklı olmalıdır.
8- İçler parçalanmadan tam çıkmalıdır.
9- Sofralık cevizlerde et rengi beyaz,pürüzsüz ve yağ oranı az olmalıdır.
10- Kuvvetli bir kök sistemine sahip olmalıdır. Özellikle kurak koşullarda yaşaması için güçlü bir kazık kök oluşturulmalıdır.
11- Ana gözlere ilave olarak yan gözlerde meyve vermelidir.
12- Erken meyveye yatmalıdır.tohumdan yetişmiş olan bir ceviz 10 yaşında ekonomik anlamda (beher ağaç 30 kg kabuklu ceviz)verime başlamalıdırlar.
13- Uzun ömürlü olmalı normal bakım koşullarında 300-500 sene yaşayabilmelidir.böyle bir ağaç 300-350 kg kabuklu ürün vermelidir.
14- Erken hasat olumuna gelmelidir .bu da taze ve turfanda olarak hem pahalı hem kolay pazarlama olanağı sağlar.

DİĞER CEVİZ ÇEŞİTLERİ PDF Yazdır e-Posta

KAMAN CEVİZİ DIŞINDAKİ YERLİ BAZI CEVİZ ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ

GÜLTEKİN-1 (KR-1)

Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. İyi kaliteli ve albenisi olan meyvelere sahiptir. Kabuktan kolay ayrılır. Geç donların görüldüğü yerlerde ceviz yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Meyve salkımı 1-2'li olur. Tane ağırlığı 17 g, iç oranı %40, içi dolgun, açık beyaz renkli olup, taze ve kuru olarak tüketilmeye elverişlidir. Şebin ve Bilecik çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayının ortalarında hasat edilir.

YAVUZ-1 (KR-2)

Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Nisbi Periyodisite görülür. Meyvesi oval şekilli olup, kabuktan çok kolay ayrılır. Tane ağır
lığı 17.4 g, iç oranı %56, içi dolgun, beyaz renklidir. Kuru ve taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Eylül ayı sonlarına doğru hasat edilir. Tozlayıcısı Şebin, Yalova-3 ve Bilecik çeşitleridir.

YALOVA-1

Salkımda meyveler 1-2'li olup, kabuk orta kalınlıkta, az pürüzlü, oval şekilli bir çeşittir. Meyve ağırlığı 16 g, iç oranı % 49'dur. Yağ oranı % 70, protein oranı % 23 olup, kabuktan ayrılması kolaydır. Genellikle sahil ekolojilerinde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Kuru ve taze ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Erken çiçeklenir Yalova-4, Kaplan-86 ve Şebin çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayının ortalarında hasat edilir.

YALOVA-3

Salkımda meyveler 2-3'lü oluşur. İnce kabuklu ve ovalimsi bir meyve şekline sahiptir. Meyve ağırlığı 13 g, iç randımanı %53'dür. Yağ oranı %69, protein oranı %21 olup, kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Kabuktan ayrılması kolaydır. Sahil bölgelerinde yetiştirilmesi uygundur. Erken çiçeklenir. Yalova-1, Bilecik ve Tokat-1 (60 TU-1) çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.

YALOVA-4

Yayvan, dik dallı ağacı orta kuvvette gelişme gösterir. Özellikle kıyı bölgelerimizde yetişebilir. Erken çiçeklenir. Meyveler 2-5'li oluşur. Meyve içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Tane ağırlığı 13 g, iç oranı %52, yağ oranı %69, protein oranı %17'dir. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Yalova-1 ve Kaplan-86 çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir

ŞEBİN

Kıyı bölgeleri hariç, ceviz yetişen tüm yörelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlere tavsiye edilir. Çok verimli, meyve salkımı 2-4'lü dür. Oval bir meyve yapısına sahiptir. İnce kabuklu, kabuktan kolay ayrılır. İçi dolgun, tane ağırlığı 12 g, iç oranı %63, yağ oranı %67, protein oranı %17 olup, çiçekleri homoganaus (erkek ve dişi çiçeklerin eş zamanlı açılması) olup kendine verimlidir. Bilecik ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleri ile tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.

BİLECİK
Kıyı bölgeler hariç, tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yörelere tavsiye edilir. Meyve salkımı 2-3'lü yapıdadır. %30 yan dallarda meyve yapar. İnce kabuklu, içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Tane ağırlığı 13 g, iç oranı %53, yağ oranı %68 ve protein oranı %18'dir. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Şebin, Yalova-3 ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleriyle tozlanır. Eylül ayı sonlarında hasat edilir.
KAMAN CEVİZİ TOHUMLUKLARININ ÖZELLİKLER PDF Yazdır e-Posta



1) HOMOJEN İRİLİKTE VE MEYVE AĞIRLIGI EN AZ 12-14 GR OLMALI



2) SAĞLAM, İÇİ DOLGUN, YAĞ ORANI YÜKSEK, SAP ÇUKURU DAR OLMALI.



3) GÖLGEDE KURUTULMALI YÜKSEK ÇİMLENME ÖZELLİĞİNDE(EN AZ %80 OLMALIDIR)



4) CEVİZLER ERKEN HASAT OLMAMALI.



5) GÜNEŞ ALMAYAN GÖLGE HAVADAR BİR YERDE KURUTULMALIDIR.



6) ELEKTRONİK TERAZİDEN GEÇİRİLEREK İÇİ DOLGUN OLMAYAN ÇÜRÜK OLAN CEVİZLER AYIKLANMALIDIR.



7) TOHUMLUK CEVİZLER GÜZ DİKİMİ YAPILACAKSA TOPRAK SOGUDUKTAN SONRA(KASIM-ARALIK AYI) DİREK TOPRAĞA DİKİLMELİDİR.



8) TOHUMLUK CEVİZLER ŞUBAT- MART AYINDA DİKİM YAPILACAKSA EĞER 10-15 GÜN SUDA BEKLETİLMELİDİR.



9) CEVİZ TOHUMU DİKİLECEK ARAZİDE KÖSTEBEK,SANSAR,TİLKİ VB YABANİ HAYVANLARIN TOHUM TOPLAMA TEHLİKESİ VAR İSE TOHUMLUK CEVİZLER MOTORİN, ACI BİBER KARIŞIMI İLE BULAMAÇ YAPILIP DİKİM YAPILIRKEN BİR ELDİVEN İLE HAZIRLANAN BULAMACA BATIRILIP TOPRAĞA BIRAKILMALIDIR.



10) TOPRAK ÜZERİNDE CEVİZ KABUGU VEYA CEVİZ PARÇASI BIRAKILMAMALIDIR.(YABANİ HAYVANLARININ KALINTILARI GÖRÜP VE KOKUSUNU ALARAK DİĞER CEVİZLERİ TOPLAMA İHTİMALİ NE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALIDIR.)

CEVİZ BAHÇESİ KURMA PDF Yazdır e-Posta

TAM ALAN (KAPAMA) AŞILI CEVİZ BAHÇESİ KURMA

DİKİM YOLUYLA BAHÇE KURMA
Bu yolla kapama bahçe kurma, aşılı fidanların hazırlanan çukurlara dikilmesi şeklinde olur. Bu yöntemin safhaları şöyledir:

Toprak Hazırlığı ve Temel Gübreleme
Bahçe kurulacak yerde çeşitli nedenlerle oluşmuş belirli bir toprak derinliğindeki sert tabaka ortadan kaldırılmalıdır.Dikimden bir mevsim önce toprak işlenir.dikim sonbaharda yapılacaksa,ilk baharda ; ilk baharda yapılacaksa sonbaharda ilk toprak işlemesi yapılarak diskaro ve tırmık çekilir.

Temel Gübreleme
Çukurların açılmasına geçmeden birkaç ay önce bahçe kurulacak toprağa dekar başına üç-dört ton ahır gübresi verilmesi çok tararlı olur. Çünkü ceviz ağacı yetiştirmeye uygun olan yerlerin toprak yapıları genellikle kumludur. Ahır gübresi kumlu topraklarda , toprak parçacıklarını birbirine bağlar böylece cevizin gelişimi için daha uygun ortam hazırlanmış olur.ahır gübresinin bulunmadığı yerlerde yeşil gübrelemenin yapılması uygundur.


Aralık ve Mesafe Tespiti - Dikim Yerlerinin İşaretlenmesi
Çukurlar açılmadan cevizlere verilecek aralık x mesafenin tespit edilmesi gerekiyor. Kapama bahçesi yamaç arazide 10 x 10 m yeterli olabilir. Az meyveli veya düz arazilere aralık x mesafe 12 x 12 m olarak alınabilir. Fakat sulanabilen derin ve bakımlı arazilerde tesis arlılığı daha da arttırılarak 14x14 m hatta 18 x 18 m ye çıkarılabilir. Aralık mesafeye karar verildikten sonra hazırlanmış arazi üzerinde çukur yüzeyleri işaretlenir. Çukur yererinin tespitinde bitişik ziraat arazilerinin gölgeleneceği de dikkate alınmalıdır.

Çukurun Açılması
Dikim veya ekimden birkaç ay önce çukurlar en az 80 cm derinlik ve 80 cm genişlikte olmalıdır.üst toprak daima sol tarafa alt toprak ise sağ tarafa yığılır. Üst ve alt toprağın bilinmesi dikim için önemlidir. Büyük çapta dikim yapılacak yerlerde bir traktörün kuyruk miline bağlı olarak açılan çukur açma burgusunun çalışması esnasında çukur için oluşturacağı yüzeyin dikim sırasında bozulması gerekir.eğer arazi hazırlığı dozer gibi makinelere takılmış riperler ile yapılmışsa ne burguya ne de 80 cm derinliğindeki çukurun el ile açılmasına gerek vardır.bu durumda 50 cm derinliğindeki dikim öncesi açılması yeterli olacaktır.

Çıplak Köklü Fidanların Dikimi
Dikim kışları yumuşak geçen yerlerde sonbaharda , sert geçen yerlerde ilk baharda yapılır.

Aşılı fidanı üretici kendi yetiştirmişse ve dikim sonbaharda yapılacaksa, fidanların yaprağını dökmesini beklemeden sıyırarak kasım ayında sökümlerini yapabilir.eğer fidan dışarıdan temin edilecek ise etiket ve belgesine dikkat edilir. Hatta fidanların aşılı olup olmadığı iyice araştırılmalıdır.çünkü aşıdan bir kaç yıl sonra ,fidanın aşı yerine bakarak fidanın aşılı olup olmadığı kolay anlaşılmaz.

Bu nedenle isminin doğruluğu bilinmede adına uygun fidan olup olmadığı anlaşılmadan dikim yapmak doğru değildir.

Sonbaharda dikim yapılıyorsa toprak altı ısısı çok değişken olmadığından kış boyunca fidan kökleri yaralarını kapatarak yeni taze kökler yapar.yağışlardan da yaralanarak ilk baharda dikilen fidanlara nazaran daha iyi gelişme gösterirler.ve kuraklığa daha çok dayanırlar.

Kışı sert yazı kurak geçen yerlerde dikimin ilk baharda yapılması mecburiyeti doğduğundan fidanların dikimden evvel bulamaca batırmaları faydalı olabilir.Bulamaç:büyük bir kapta veya su geçirmeyen çukur bir yerde aşağıdaki karışımlarla hazırlanır:

1 ölçü taze sığır gübresi ile , bir ölçü killi toprağın , 2 ölçü su ile karıştırılması sonucu elde edilir. Bu karışımın içine bir miktar mantar ilacı da ilave edilir.bulamacın faydaları şunlardır ;

köklerin toprakla temasını iyi sağlar ,

Yara dokuları kolay iyileşir.

Su kaybını azaltır,

Fidan hazır gıdayı yanında bulur.

Tüplü Fidanların Dikimi
Yaprak döküldükten sonra tekrar yaprak açıncaya kadar geçen süre içinde yani büyümenin durduğu zamanlarda dikilebilen çıplak köklü fidanların dışında her mevsim dikimi yapılabilen tüplü fidanların dikimi son zamanlarda bir hayli önem kazanmıştır: bunun nedeni yüksek yerlerde karların eriyerek tam dikime başlanacağı zaman düşük rakımlı yerlerdeki fidanların uyanmasıdır.uyanan çıplak köklü fidan dikilmeyeceğinden yerine alternatif olarak tüplü fidan tavsiye edilmektedir.

Dikime geçmeden önce dikkat edilecek en önemli hususun , seçilen çeşitlerin birbirini döllemesi gerektiği unutulmamalıdır.dölleme tablosuna göre birbirlerini dölleyebilen çeşitler en az 70-100m mesafe içinde dikilmelidir. Hasat esnasında çeşitlerin birbirine karıştırılmaması bakımından aynı çeşitlerin yanana dikilmesi yerinde olur.bu hususlar göz önüne alınarak eldeki mevcut çeşitlere önce arazinin planı üzerinde piketaj şeması( dikim şeması)yapılır.daha sonra piketaj şemasının araziye aplikasyonu yapılır.

Dikim hazırlığı ile ilgili ayrıntılar gözden geçirildikten sonra , dikime başlanır. Hava rüzgarsız,yağmursuz şiddetli don ve soğuk olmadığı günlerde toprak tavında iken önceden hazırlanmış çukurların başına gelinir.bu arada fidan kök tuvaletlerin yapılmış olması ve bir ambalaj içinde olmasına dikkat edilir.bütün bu hazırlık tamamlandıktan sonra dikim yapılır.

Dikimden önce tüpün dışına çıkan kökler varsa kesilir,yani kök tuvaleti yapılır.daha sonra maket bıçağı yardımı ile naylon kesilerek çıkartılır. Çıkartılan topraklı fidan daha önceden hazırlanmış çukura yerleştirilir.fidan etrafına konulacak olan toprağı 1/5 oranında yanmış çiftlik gübresi karıştırılır. Fidana dibindeki toprak dağılmadan etrafı gübre karıştırılmış toprakla sıkıştırılır.böylece dikim tamamlanmış olur.

ÖNEMLİ NOT: yeni dikilen fidanın kış soğuklarından etkilenmemesi için kasım ayında %50 yanmış hayvan gübresi ile karıştırılmış toprakla fidan tamamen kapatılır.( höyükleme yapılır )

AYLARA GÖRE CEVİZ BAKIM PROGRAMI PDF Yazdır e-Posta





Aşağıda bakım progamı bir tavsiye niteliğinde olup toprak tahlili sonuçlarına göre gübreleme ekolojik şartlara göre sulama yapılmalıdır.detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


OCAK: Bitki dinlenme halindedir.iyi yanmı havyan gübresi etrafına atılarak topraga karıştırılır.
ŞUBAT: bitki uyuma halindedir.iyi yanmış hayvan gübresi etrafına atılarak toprağa karıştırılır. don olmayan günlerde aşı kalemleri alınıp serin yerde muhafaza edilir.kalem aşısı yapılır
MART: Bitki uyanmaya hazırlanır. bordo bulamacı atılır. bitkiye yarma aşıya başlanır.bitkinin budanma zamanıdır.budanan yerler aşı macunuyla kapatılır
NİSAN: Bitki kök çalışmalarını hızlandırır.uyanmaya başlar.aşı yapımına devam edilir,toprak tahlillerine göre kimyasal gübreleme yapılır.bitkinin budanma zamanıdır.budanan yerler aşı macunuyla kapatılır.sulamaya başlanır.
MAYIS: Sulamaya devam edilir,seralarda ot alma işlemine devam edilir.yapılan aşıların bağları çözülür.
HAZİRAN: Sulamaya devam edilir,göz aşısı başlar gübreleme programı varsa gübrelemeye devam edilir.
TEMMUZ: Sulamaya devam edilir,göz aşısı yapılır.
AĞUSTOZ: Sulamaya devam edilir,durgun yama aşısına başlanır.zorunlu olmadıkça kimyasal gübre kullanılmaz.
EYLÜL: Sulama programı sona erer durgun yama aşısına devam edilir.çatlamaya başlayan ceviz meyvesi toplanmaya başlanır.durgun ve yama aşısı devam eder.
EKİM: Ceviz meyvesi silkme ve toplama yöntemiyle hasata devam edilir.
KASIM: Bitki uyuma dönemine girmeye başlar, dökülen yapraklar toplanılarak bahçenin dışında yakılır.
ARALIK: Bitkinin uyuma dönemidir, kışları sert geçmeyen yerlerde ceviz budaması yapılır,budanan yerler sutut veya aşı macunuyla kapatılır.hayvansal gübre atılabilir.

CEVİZ FİDANINDA ARANAN ÖZELLİKLER PDF Yazdır e-Posta


1) ÇIPLAK KÖKLÜ FİDANLAR
-a)Ceviz fidanları olgun odunlaşmış olmalıdır.



-b)Ceviz fidanları büyümelerini zamanında tamamlamış yapraklarını kendileri dökmelidir.



-c)Ceviz fidanının kök hastalıklarından temiz(ari) olmalıdır.



-d)Aşı yeri tamamen kapanmış ve yara dokularının iyileşmiş olması



-e)Fidan tek sürgün üzerine büyütülmüş olması



-f)Söküm esnasında kökler zarar görmemeli kazı kök daha derinden sökülmüş olmalı



-g)Fidanlar söküm esnasında kökleri rüzgara ve güneşe maruz bırakılmamalıdır.



-h)Ceviz fidanları ismine(adına) doğru olup etiketlenmelidir.



-ı) Ceviz fidanları taşıma ve nakliye sırasında kök ambalajına dikkat edilmelidir.



2)TORBALI FİDANLARDA ARANA ÖZELLİKLER



Torbalı fidanlarda aranan özellikler çıplak köklü fidanlarda aranan özelliklerle aynı olmakla birlikte torba dışına çıkan fidan köklerinin kesilmiş olması gerekir.