Tahran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tahran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2009 Salı

PEHLEVI (Rıza Şah)

PEHLEVI (Rıza Şah), İran şahı (Savad Kûh, Mazenderan 1878-Johannesburg, Güney Afrika 1944). Babası subaydı. 23 Yaşında bir kazak tugayına katıldı. O zamanlar Rıza Han adiyle anılıyordu. Kısa zamanda yüksek rütbelere terfi etti. 1921'de bir kazak alayını İran hükümetine karşı ayaklandırdı ve başkent Tahran'ı ele geçirerek yeni kurulan hükümette savaş bakanı oldu. 1923'-te başbakanlığa getirildi, ama asıl yönetim de kendi elindeydi. Kaçar hanedanının son temsilcisi Ahmed Şahı (Ahmed Mirza) sürgüne yolladı. 16 Aralık 1925'te Rıza Han, Rıza Şah Pehlevi adiyle tahta çıktı. Bundan sonraki 16 yıl içinde İran'ı sanayileştirmek ve modernleştirmek için çok çalıştı. Ama toprak köylüsünü yoksul durumdan kurtaramadığı gibi, ülkesini de tam bir diktatör gibi yönetti. Kabile şeflerinin ayaklanmalarını bastırdı; laik kanunlar çıkardı; yıllık gelirini arttırdı; kadınların çeşitli haklar elde etmelerini ve daha ileri bir öğrenim görmelerini sağladı; Trans-lran demiryolunu yaptırdı. İkinci Dünya savaşında alman örneğine dayanan bir siyaset takip etmesi, sovyet ve ingiliz birliklerinin İran'ı işgal etmesine yol açtı. 16 Eylül 1941'de, oğlu Muhammed Rıza Şah Pehlevi lehine, tahtından feragat etmek zorunda bırakıldı. Sürgünde öldü. (M)

PEHLEVİ (Muhammed Rıza Şah)

PEHLEVİ (Muhammed Rıza Şah), İran şahı (Tahran 1919). Rıza Şah Pehlevi'nin en büyük oğlu. Asıl adı Şapur Muham-med'dir. İsviçre'de ve Tahran Subay kolejinde okudu. Ayrıca babası tarafından bir yönetici olarak yetiştirildi. 1941'de İran'ın Ruslar ve ingilizler tarafından işgali sonunda, Rıza Şah tahttan inmek zorunda bırakılınca, 21 yaşındaki Şapur Muhammed, aynı yılın 27 eylülünde Muhammed Rıza Şah adiyle tahta çıktı. İkinci Dünya savaşında müttefiklerin bazı konferanslarına katıldı. Savaştan sonraki dönemde sık sık batı ülkelerini ziyaret etti. Hür dünya düşüncesini savunuyordu ve komünizme karşıydı, 1946'da Tebriz'e iran birlikleri sokarak bölgede kurulan sovyet taraftan «muhtar» devletlerin yıkılmasına yol açtı. Rıza Şahın temelini attığı demokratik hükümet şekli de savaştan sonra yeniden canlandı. 1952'de başbakan Dr. Muhammed Musaddık yetkilerini genişletti ve şahı gözden düşürücü bazı eylemlere girişti, ülkenin siyasî ve iktisadî bir buhrana sürüklenmesi üzerine şah 13 ağustos 1953'te Musad-dık'ı azleden bir ferman çıkardı, kendisi de Roma'ya kaçtı. Monarşi taraftarları Musaddık rejimini devirdikten sonra yurda dönen şah (22 ağustos) büyük bir törenle karşılandı. Bundan sonra yönetime daha dolaysız bir biçimde katıldı. Bazı sosyal ve iktisadî reformlar yaptı. Topraksız köylülere hazine topraklarının bir kısmını dağıttı. İran geleneklerinin erkek vârise verdikleri önem, şahın özel hayatını etkiledi: 1948'de Mısır kralı Faruk'un kızkardeşi prenses Fevziye'den erkek çocuğu olmadığı için dokuz yıllık bir evlilikten sonra ayrıldı. (Fevziye'den yalnız bir kızı olmuştu.) Bundan sonra hem iran hem alman kanı taşıyan Süreyya isfendiyari ile evlendi (1951-1958), fakat çocukları olmadı. 1959'd a Şah, Farah Diba ile evlendi. Bu evlilikten 31 ekim 1960' ta bir erkek çocuk dünyaya geldi. Daha sonra üç çocuğu daha oldu. Şah, 1960'tan bu yana birtakım iktisadî, sosyal reformlar ve eğitim reformları yaparak iktidarını sağlamlaştırdı (okuma-yazma siyaseti). 1965 Nisanında bir suikastten kurtuldu. Fransa ve sosyalist ülkelere yakınlaşmak suretiyle A.B.D.'ye karşı oldukça bağımsız bir siyaset takip etti. 1965 Eylülünde, Tahran'da cehalete karşı bir dünya konferansı düzenledi. 1967'de veliaht sahibi İran hükümdarlarına verilen şehinşah unvanını kazandı. 1971'de düzenlediği bir törenle İran devletinin kuruluşunun 2500. yıldönümü kutlandı. (ML)